Bir ulusun töresini ve ahlakını, değer verdiği şeylerden ayırmak boşunadır; çünkü bunların hepsi aynı ilkeye bağlıdır ve ister istemez birbirine karışır.
İnsanların düşünüş ve görüş düzeyini yükseltin; göreceksiniz töresi ve ahlakı kendiliğinden arınacaktır.
Bir kalabalığı boyunduruk altına almakla bir toplumu yönetmek arasında büyük bir ayrım her zaman olacak. Sayıları ne denli çok olursa olsun dağınık yaşayan insanlar, peş peşe, bir kişinin buyruğu altına girdi mi, bence artık ortada bir halk ve onun başkanı değil, bir efendi ve onun köleleri var demektir; belki bir yığından söz edilebilir, ama bir toplumdan söz edilemez; ortada ne kamu yararı, ne de siyasal bir yapı vardır çünkü. O insan, dünyanın yarısına hükmetse bile yine de yalnızca bir bireydir; ötekilerin çıkarından ayrılmış bulunan çıkarı, özel bir çıkardan başka bir şey değildir. Bu adam öldü mü, kendisinden sonra imparatorluğu da, yangında kavrulup kül yığınına dönüşen bir meşe ağacı gibi, darmadağın olur.