“Kim yalnız dünya hayatını ve onun ziynet ve ihtişamını arzu ederse, onların ettiklerinin karşılığını burada tamamen öderiz. Onlar bunda bir eksikliğe uğratılmazlar. Onlar öyle kimselerdir ki ahirette kendileri için ateşten başka bir şey yoktur. Dünyada işledikleri orada boşa gitmiştir. Zaten yapageldikleri hep boştur onların. Kim ahiret ekinin dilerse onun ekinini arttırırız. Kim de dünya ekinini isterse ona da bundan veririz. Ahirette ise onun hiçbir nasibi yoktur.” Yüce ayetlerinin anlamı ve hikmetletine ermeye çalış.
Kavram karıştırmaları yüzünden Müslümanların kafasında meydana gelen teşevvüş (karışıklık), bazı Müslümanların Batı teknolojisinin üretimlerinin gözlerde büyütülmesine yol açmıştır. Bunların önemsenecek şeyler olmadığının anlaşıldığı gün, Müslümanların hayatında yeni bir safha başlayacak…
İslam hükümlerinin mahiyeti o hükümleri yaşayan bir cemaat içinde bulunmadıkça tam manasıyla kavranabilir olmaz. Bu hükümler “bilgi şubesi” olarak bilinmez demiyorum. Fakat bu hükümlerin uygulanmasında nasıl işlediğini kavramak ancak İslami bir cemaat yapısı içinde mümkün olabilir diyorum.
İslam aleminin bozulmaya, çözülmeye başlama sebeplerinden birisi de, küfrün tek millet halinde telakki edilmesi yolundaki hükmün kafalarda kesinliğini kaybetmiş olmasıyla bağıntılıdır.