Yalnız kalmaktan o kadar çok korkuyorsun ki, ihtiyacın olmayan insanlar biriktiriyorsun. İhtiyacın olmayan insanları da kaybetmemek için kendin olmaktan vazgeçiyorsun.
Benim bir şeyhim vardı, gündüzki söz ve fiillerini bir kağıda yazardı; gece o sayfayı önüne koyarak orada yazılı her fiil, hareket ve sözden ötürü kendi nefsini hesaba çekerdi. Yâni söz ve fiiller istiğfarı gerektiriyorsa af ve mağfiret istiyor, tövbeyi gerektiriyorsa tövbe ediyor, hamd ve şükrü gerektiriyorsa hamd ve şükürlerde bulunuyordu. Bense şeyhimden fazla olarak her gün hatırımdan geçenleri de kaydediyor, yazıyorum.
Yolcusu olduğun doğru yolda sana destek olacak uygun arkadaş seç. Çünkü iman cevherinin incisi olan bir kişi, mümin kardeşinin yardımıyla güçlenir. Hakikat ehlini tanımayan, sevmeyen ve senin fikrinine ve hakçı mesleğine karşı ve yabancı olan kimsenin dostluğundan sakın ve her halükarda sana doğruyu, doğru yolu ve doğru izi gösterecek bir olgun önder (mürşid-i kâmil) ara ve bu arayışta dosdoğru davran.
Bu dünyada seni nefis muhasebesinden ve kerim Rabbini anmaktan ve kendini murakabe etmekten alıkoyabilecek üç tehlike vardır: birincisi, sürüp giden gafletler
İkincisi, nefisten kopup gelen lezzetler seli
Üçüncüsü de görenekler ve alışkanlıklardır.
Bu üç tehlikeden kendini koruyan ve sakınmasını bilen kişi, Allahın izniyle iki alemde de kurtuluş be selamete erer.
“Biz size peygamber göndermedik mi? Doğru yollar göstermedik mi? Sabah akşam bizi zikir ve tesbih etmeni emretmedik mi? Ve bu emrimizi yerine getirebilmen için gece ve gündüzden sana uygun vakit vermedik mi”