Sen gülünce
gece aydınlanıyor gamzelerinde,
bakışların bir ay yolculuğu
sessizce düşüyor kalbimin ortasına…
Ben susup kelimeler örüyorum
kiraz dudaklarının kıyısına.
Gülüşün var ya,
en karanlık acıyı bile
utangaç bir sabaha çeviriyor.
Sen gülünce
şiir uyanıyor yüzünde,
gözlerin mehtap gibi
odamda dolaşıyor.
Ben eski mısraları bırakıp
yanaklarına yeni dizeler adıyorum.
Bakışın ay kadar duru,
gülüşün kalbimin gururu.
Sensin hayatın tam yeri,
Karanlığımın tan yeri,
aşkın sesi,
umut dediğim her şey,
mutluluğun sessiz hali.
Gözlerin güldüğünde
dünya biraz daha katlanılır oluyor.
Yokken bile
1000kitap savaş yanlısı mı!
Burası 1000Kitap, bir kitap platformu ve burası sosyal medya değil! Ben burada Rojava mücadelesi gibi ciddi bir konu üzerine yazılar paylaşıyorum. Ama 1k tarafından kaldırılıyor.Ancak, son zamanlarda bazı kullanıcılar burayı Instagram ya da TikTok gibi boş, anlamından yoksun paylaşımlarla dolduruyor ve 1k sesiz
Ben sosyal medya kullanmıyorum, ama buranın da bir sosyal medya olmasını kabul etmiyorum. Bu platformda kitaplar ve düşünce paylaşılmalı, TikTok’taki boş içerikler buraya taşınmamalı!
Sosyal medya zaten mevcut, orada o tür içeriklerle vakit geçirebilirsiniz. Ama burası o tür paylaşımlar için yer değil. Burası ciddi bir platform, burada ciddi içerikler olmalı!
Eğer burayı doğru kullanmak isteyen birileri varsa, saygı gösterip anlamlı içerikler paylaşsın. Yoksa, bu platformu da silmek zorunda kalacağım. Bu kadar basit!
Çıplak geziyorlar sonra erkekler de bakmasın diyorlar. Güya özgür ve özgüvenli olduklarini sanıyorlar. Beyin boş. Erkekler olmasa bu kadar soyunuk gezmezler kimse laf kalabalığı yapmasın millet salak değil.