Konuşmaya ne luzum vardı? Bütün güzel laflardan ve hoş insanlardan sıkılan bu mahlukları, birbirlerinin sessiz mevcudiyeti, yorgunluk verecek kadar doyuruyordu.
Yusuf ağır ağır, karşısındakinin gözlerinin içine baka baka: “ Muazzez’i sen mi istiyorsun ?” dedi.
Ali, gene kıpkırmızı olarak önüne baktı.Yusuf yerinden kalkıp Ali’nin omzuna vurdu :
“Bu dünyada karşılıksız hayır işlenmediğini öğrendim de onun için sordum” dedi.