10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 178. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:00
"EV YAPIMI BİR PARAŞÜT" "Zihnin gerçek doğasının sonsuz ve sınırsız olduğunu, gökyüzü gibi olduğunu biraz evvel konuşmuştuk. Düşünceler, gökyüzünde beliren bulut kümeleri gibidir. Bulutlar gelip geçerler, ama gökyüzü onların geçişlerinden hiç etkilenmez, bozulmaz, lekelenmez, eksilmez veya çoğalmaz. Daima aynı kalır. İri bulutlar, ufak bulutlar, beyaz bulutlar, gri bulutlar ve kara bulutlar... Kimi zaman pırıl pırıl bir günes görünür, kimi zaman ise bulutlar güneşi örter. Bazen korkunç bir fırtına patlak verir, şimşekler ve gök gürültüleri yüzünden gökyüzü ürkütücü bir hale bürünür. Fakat ne gelmiş olursa olsun ve ne kadar sürerse sürsün, eninde sonunda bitecektir. Bulutlar geçip giderler, fırtına diner ve tüm bu olup bitenler gökyüzünde hiçbir iz bırakamaz. Zihnin gerçek doğası saf, bozulmamıs ve sonsuz halini daima korur." Hayat bazen öyle koşturmacalı geçiyor ki, kendi zihnimizin içinde bile huzur bulamıyoruz. Sürekli kaygı, öfke, tahammülsüzlük... "Değişemiyorum", "zihnimdeki gevezeliği susturamıyorum" dediğimiz anlar çoğalıyor. Zihnimizle kurduğumuz ilişkiyi sorgulatan ve meditasyonun dönüştürücü gücünü kurguyla harmanlayan sürükleyici bir hikâye sunuyor yazar bize kitabında. Bilge büyücü "Mama Nono" rehberliğinde, bizleri yedi günlük içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Otomatik cevaplar, otomatik tepkiler, otomatik yaşamlar... Bunun ne kadar farkındayız? Karşımızdaki insanın bizi gerçekten dinlemediğini, aslında kendi zihnindeki konuşmalarla meşgul olduğunu hissettiğimiz anlar oluyor mu? "Nasılsın?" - "İyiyim." Bu kısacık diyalog bile ne kadar ezbere yaşadığımızın bir kanıtı aslında. Ben de son zamanlarda kendi otomatikliğimi fark ettim. Ve biraz isyan ettim açıkçası. "Nasılsın?" sorusuna her seferinde aynı cevabı vermek istemiyorum artık. Deniyorum: "Yeterince
Edebiyat
Ev Yapımı ParaşütBerrak Yurdakul · April Yayıncılık · 20266 okunma
Abdülhak Şinasi Hisar - Çamlıca'daki Eniştemiz
Puan vermedi·203 syf.··
2026 20. kitabı
Kitap roman olarak geçiyor olsa da bence tam bir enişte biyografisidir. Araştırıldığında bu eniştenin aslında tam olarak bir kişi değil, yazarın yakın akrabalarından belki birkaç kişinin toplanıp tek bir vücut bulduğu kurgusal bir karakter olduğu görülür. Eserin üslubu bana Ahmet Hamdi Tanpınar'ı; özellikle de Beş Şehir'i anımsattı. Onda da artık var olmayan bir şehir dokusunu en ince detayına kadar anlattığı için sıkılmıştım bu eserde de aynısını bilhassa Çamlıca tasvirlerinde yaşadım. İsminin hakkını verecek şekilde yazarda büyük bir Çamlıca sevdası vardır ve kitabın en az %20'si Çamlıca'ya ve onun orada yaşadığı mazisine övgüdür diyebilirim. Burada en dikkat edilmesi gereken nokta artık var olmayan aile gelenekleri ve sosyal yapıların ele alınmasıdır. Eser o zamanlar bir çocuk olan anlatıcının Çamlıca'daki enişteleri Hacı Vamık; namı diğer Deli Vamık'ı tasviriyle ve deliliğe makul bir övgüyle başlar. Babıali onu mutasarrıflık, defterdarlık, valilik gibi çeşitli görevlere verip verip geri almaktadır. Eserin ilerleyen bölümlerinde kendisinin hakkında vazife başında yolsuzluk söylentileri olduğu da verilecektir. Doğal olarak maddi durumu ortalamanın oldukça üzerindedir. Konaklarında hizmetçiler çalışmaktadır. Yazara göre, akıllı dediğimiz insanların sağı solu belli değildir; iyilik beklediğimizden kötülük, sadakat beklediğimizden ihanet görme ihtimalimiz her zaman oldukça fazladır; ancak deliler öyle midir? Deli daima delidir, şaşırtmaz, daima doğasına uygun davranır. Hacı Vamık enişte lakırdı etmeyi pek seven, kendine has ve eğlenceli bir konuşma üslubu olan bir adamdır. Hemen her şeyle ilgili bir fikri veya anısı vardır. Yalnız kaldığı zamanlar harici konuşur; hâttâ yalnız kaldığında bile bazen kendiyle konuşur bazen de türkü söyler. Yeğenlerine daima "can didem"
Çamlıcadaki EniştemizAbdülhak Şinasi Hisar · Bağlam Yayınları · 1996422 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:12
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere Abdurrahman Tunçel'in kaleminden Eşref-i Mahlûkat İnsan adlı kitabın yorumuyla geldim. Kitabı okumaya başlamadan önce arka kapakta çok hoşuma giden cümleyi sizlere paylaşmak istiyorum: "Çağımızın insanı, elinde tuttuğu maddi kudretin zirvesindeyken, ruhunun vadilerinde en büyük yoksulluğu tecrübe etmektedir." Bu cümleden sonra dedim ki beni harika bir eser bekliyor. Tamamen beklentimi karşılayan bir eser oldu. Kitap 5 fasıldan oluşuyor. Yaşadığımız dönem karmaşık ve bir o kadar da zor. Teknoloji, insanlar, ekonomi aklınıza gelecek her şey aslında çağın zorluğunu gösterirken; bizlerin nasıl etkilendiğini de hemen hemen hepimiz fark ediyoruz. Bu kitap da o karanlık karmaşaya bir ışık olmak adına bizlerle. Bununla baş etmek için yazarımız kitabında maneviyatı ele alarak, vücudumuz gibi ruhumuza da önem vermemiz gerektiğini savunuyor. Dini boyutta birçok satırları, ünlü sözlerle harmanlayarak sunuyor. En sevdiğim konulardan biri de felsefe ve din ilişkisi üzerinde hasbihal etmek. Kitapta en sevdiğim filozofları görünce ayrı bir heyecanlandım. Yazarımız çağın nasıl bir evrede olduğunu, neler yapabileceğimizi anlattığı ve bizlere yol gösterdiği bu eseri tam bir sohbet havası eşliğinde okurken; son sayfalarda olan şiirler ise tam bir tamamlayıcı nitelikteydi. Her sayfa sanki sohbet eder gibi karşıladı beni. Hayat bizlere emanet ve bu emaneti anlamlı, bizlere iyi gelecek şeylerle dolduralım. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Kendinize iyi bakın...
Eşref-i Mahlukat İnsanAbdurrahman Tuncel · Harika Yayınları · 20267 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 84. kitabı
Hayat koşturmacasında bazen kendimize sormayı en çok ihmal ettiğimiz soru şu oluyor: Ben gerçekten kimim? ​ Bazen okuduğunuz bir kitap, tam da ihtiyacınız olduğu anda karşınıza çıkıp ruhunuza iyi gelen bir arkadaş gibi davranır ya; bu kitap da tam öyle hissettirdi. ​Sadece bilgi veren, teorik bir eser değil bu. Günümüzün o bitmek bilmeyen daha fazlasına sahip olma yarışının içinde, aslında en çok kendimize uzaklaştığımızı hissettiğim anlarda bu satırlara sığınmak çok iyi geldi. ​Kitap bana, insanın sadece et ve kemikten ibaret olmadığını,kalbimizin derinliklerinde saklı, keşfedilmeyi bekleyen o muazzam hazineyi hatırlattı. İnsan olmak aslında sadece yaşamak değil, o varoluş gayesinin ağırlığını nezaketle ve şükürle taşıyabilmekmiş. Bu kitap bunu bana yeniden öğretti. ​Belki siz de benim gibi, hayatın gürültüsü arasında biraz sessizliğe, biraz da özünüze dönüp insan olmanın o inceliklerini hatırlamaya ihtiyaç duyuyorsunuzdur. Eğer Kendimi bulmam, unuttuğum o değerleri yeniden yeşertmem lazım diyorsanız, bu kitap tam da aradığınız o huzurlu molayı size verebilir. . . Sizce modern dünyanın hızı içinde, ruhumuzun derinliklerinde saklı o asıl kimliğimizi korumak mı daha zor, yoksa onu yeniden keşfetmek mi? Yorumlarda buluşalım
Eşref-i Mahlukat İnsanAbdurrahman Tuncel · Harika Yayınları · 20267 okunma
Patasana- Ahmet Ümit
Puan vermedi·400 syf.··
2026 219. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:11
Bu kitap daha önce okuduğum kitaplar gibi değildi.Bu kitapta 2 olay var. Hikayenizi başrolü birinde Esra diğerinde Patasana.Esra arkeolog ve kitapta Eşref karakteriyle ilişkisi var ve bu kitabın sonu açık kaldı onların ilişkisini Ahmet Ümit yazdığı için açık bırakmış sonunu.Ama hani çok doğru bulup desteklediğim bir ilişki değildi. Sebepleri aşağıda spoi olarak yazacağım.Bu ilişki aynı zamanda yaşanan cinayetler ve katili bulmaya çalışırken aynı zamanda kil tabletler buluyorlar .Bu tabletlerdeki parçalar birlestirilince de Patasana ' nin öyküsü çıkıyor. Başta kitaba biraz ön yargım vardı sanırım ama kitap oldukça sürükleyiciydi bence. Patasana' nın hikayesinde' Hitit döneminde başyazmanın aşk hayatı ve bazı korkuları yüzünden,şartlar yüzünden yaşananlar anlatılıyor. Tabiii bu kitapta aşk ön planda değil. Arada karakter düşüncesi olarak verilmiş genelde.Eğer rahatsız olabileceğiniz çok bir yer olduğunu düşünmüyorum ama 1 2 yerde var tabi ... Onun dışında cinayet anlatılırken ara ara karakterlerin geçmişi hakkinda da bilgi sahibi oluyoruz.Her kitap gibi karakterin davranışı doğru bulamadığım sorguladigim yerler oldu ama genel olarak güzeldi. Belki burası çiftleri başka bir yazar yazsaydı daha tatmin edici olurdu ama zaten ana konu bu değil.Son söyleyeceğim kısım da Ermeniler , Almanlar,Türkler, Kürtler bu kitapta tarihi açıdan yaşanan olayların tartışmasını karakterler de yapıyor. Bazı yerlerde Alman arkeolog laf atınca Hit göndermesi falan yapmışlar .Laf atışmalar tarih vardı biraz . Ama ben sevdim hani birinin rahatsız olacağını çok düşünmüyorum .Sonuç olarak güzel bir kitaptı. Spoi: Esra ve Eşref ' in ilişkisini desteklemedim çünkü Eşref evli ama ilişkisi bitmiş gibi ve Esra ile ilişki kuruyor bir nevi aldatma.Kitapta zaten Esra da düşünce yapısı
PatasanaAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201229,4bin okunma
Nükte ve Hiciv Üzerine
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 14:54
Kalender Arslan – Gedikteki Taşlar Adından da anlaşılacağı gibi, "lafı gediğine koymak" deyiminin en güzel örneklerini bir araya getiren, nükte ve hiciv dolu harika bir eser. Kitapta; • Şair Eşref • Namık Kemal • Ruhsatî • Mehmet Âkif Ersoy • Ahmet Haşim • Aziz Nesin ve daha birçok önemli ismin zekâ dolu sözleri, nükteleri ve hiciv örnekleri yer alıyor. Okurken hem düşündüren hem de bol bol tebessüm ettiren bir kitap oldu benim için. 144 sayfadan oluşan eser, elinize aldığınızda kısa sürede bitirmek isteyeceğiniz kadar akıcı. Tavsiye üzerine almıştım. Şimdi ise kitaplığımın en özel köşesinde yerini aldı. Nükteyi, hicvi ve edebiyatın ince zekâsını seven herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. #Kitap #KitapTavsiyesi #KalenderArslan #GediktekiTaşlar #OkudumBitti #Kitapsever #Edebiyat #Hiciv #Nükte
1000Kitap
Gedikteki TaşlarKalender Arslan · Su Yayınevi · 20261 okunma