"Bu yapıt, Türkiye'de ilk 'best-seller' ve Türkler arasında Kuran'dan fazla okuyucu bulan tek kitap oldu."
–prof. petra kappert, (frankfurter allgemeine zeitung, 9.1.1982)
Merhaba... Mahmut Makal'ın Bizim Köy kitabını okudum. Gerçek köy yaşamını ilk anlatan yazarı ve kitabı olan Mahmut Makal'ın Bizim Köy'ü, Dönemin Anadolu köylüsünün cahilliğini, çıkarları için birbirine nasıl düşman olabileceğini ve olduğunu, köylünün eğitime, çağdaşlaşmaya ve öğretmene nasıl düşman olduğunu, kadına bakışını ve onların gözündeki önemini (!), bunun yanısıra ise köylünün nasıl zor şartlarda yaşadığını, milletin efendisi denilen köylünün (ki buna katılmıyorum.) Ankara'nın ve siyasetçilerin sandığı gibi ya da bundan önce köy konusunu ele alan eserlerin dediği gibi her şeyin güzel olduğu, insanlarının iyi ve ahlaklı olduğu bir tablo havası çizmez. Doğan çocukların yarısı soğuktan ve/veya yoksulluktan ölür ve doktor buna çare bulmak istese bile köylüler şöyle engel olur ve yanıt verir:
'Akıl dail eğlence. Sanki toktor Allah'ın hikmetine karşı gelecek...'
'Veren Allah, alan Allah. Çok şükür bugünkü günümüze. Biz kaldık da neye yaradı. Ağşamlaradan işimiz gücümüz sövüp sayıp günaha girmek. Hiç olmazsa bunlar sabi sabi gidiyorlar, huri analarının yanına...' (syf.14)
Kitapta bir sahne daha vardı. Gani Çavuş'un odasında köylüler sorunlarından, yoksulluklarından bahsediyordu. Sonra bir hafız yolunun üzerinden geçtiği her köyden para toplaya toplaya kitapta var olan mekana/köye geliyordu ve Gani Çavuş'un odasına giriyordu. Kitabın ana karakteri öğretmen dışında odada bulunan tüm köylüler gelen gencin hafız olduğunu öğrenince her gün yavan ekmek yiyen ve bulabilirse su içebilen köylüler hafızın istediği parayı toplayıp vereceğini söylüyorlardı. Bu sırada hafız, "Çimli köyünün bir