Herkese merhabaa
Yazardan okuduğum ilk kitapla geldim.Başlangıç için iyi bir tercih yaptığımı düşünüyorum.Her ne kadar yazar bu kitabını 20’li yaşlarında yazmış olsada ben beğendim.Olağanüstü edebi bir eser değil fakat muhteşem mesajlar ve bolca altını çizecek mottolar bulunuyor.
Yazarın verdiği en önemli mesaj ben canım ne isterse o şekilde yazarım,edebi eser olma kaygım yok,istediğim konuları istediğim şekilde yazarım.
Bu bir risk ama bu şekilde de inanılmaz başarılı olmuş.
Bir kurgumuz yok öğrenci birinin günlük yaşantısı var.Çokca bira,bar,kızlar,radyo programı,J(bar sorumlusu) Fare(öğrenci),hasta kız gibi kahramanlarımız da var.
Ana karakterimiz bir öğrenci ve etrafında yukarıdaki kişilerle kurmuş olduğu iletişimi okuyoruz.Rutin bir günlük yaşam ayrıca Japon toplumu hakkında değişen süreç bilgileri.
Bay J’nin barında fare diye adlandırılan arkadaşıyla bira içerken zenginlerden,kitaplardan,kızlardan konuşuyorlar sonrasında 1 parmağı olmayan bir kızla tanışıyor onunla yaşadığı anıları okuyoruz.
Radyo programında ki konular özellikle hasta kızın yazdığı mektup en sevdiğim bölüm oldu.İnsana yaşama sevinci yükleyen sözler mevcut.
Kitabı okurken hep bir şey olacak bir heyecan gelecek diye bekledim fakat yazar pat diye bir sona bağlamış herkese ne oldu suan ana karakterimiz nerede ne yapıyor bilgilerini aktarıp kitabı sonlandırmış.Çok fazla ısrar etmiyorum ama denk düşerseniz okuyun derim
"Herkes yürekten verdiğinin karşılığını alır.”
Bütün gün konuşup dursaydık ve sadece gerçekleri söyleseydik, o zaman da gerçek denen şey degerini kaybederdi belki de.
Oyle zamanlar oluyor ki bazen her saat başı yaşlandığımı hissediyorum adeta. Ve işin
korkunç yanı, bunun doğru olması..