İşte ey gafil insan!
Bu Hâkim-i Hakem-i Hakîm-i Zülcelali Velcemal, sana karşı kendisini her bir mahlukuyla böyle hadsiz ve parlak tarzlarda tanıttırmak ve sevdirmek istediği halde, sen onun tanıttırmasına karşı imanla tanımazsan ve onun sevdirmesine mukabil ubudiyetinle kendini ona sevdirmezsen ne derece hadsiz muzaaf bir cehalet, bir hasaret olduğunu bil, ayıl!..
Başını tabiat bataklığından çıkar, arkana bak; zerrattan, seyyarata kadar bütün mevcudat, ayrı ayrı lisanlarla onun vücuduna şehadet ettikleri ve parmaklarıyla işaret ettikleri bir Sâni'-i Zülcelal'i gör..
Ve o sarayı yapan ve o defterde sarayın programını yazan Nakkaş-ı Ezelî'nin cilvesini müşahede et, fermanına bak, Kur'anını dinle.. o hezeyanlardan kurtul!..
İnsan bu denli çok gidince bütün yollar gitmek içindir sanıyor. Onun için belki de bütün yollar gözümde büyüyor. Gitmek ölüm geliyor, ölüm zaten gitmek...
Ağlıyorsun ey insan! Ağlıyorsun ki insansın ve insansın ki ağlıyorsun. Lakin sen ağlayınca geçer sanıyorsun, gâfil! Oysa ağlayınca geçmez de anlayınca geçer. Anlamıyorsun.