Uyandığımda büyük bir neşeyle güzel güneşe bakarken "Onu göreceğim!" diye bağırıyorum sabahları, "Onu göreceğim!" Ve o an bütün gün yapmak istediğim başka bir şey gelmiyor aklıma. Her sey, her şey bu ümitle iç içe geçiyor. 19 TEMMUZ.
Hayır, kendimi kandırmıyorum! Onun siyah gözlerinde bana ve yazgıma karşı gelecek bir ilgi okuyorum. Evet, hissediyorum, bu konuda yüreğim beni yanıltmaz, o - ah buna hakkım var mı, cenneti bu sözcüklerle anlatabilir miyim? - O beni seviyor! Beni seviyor! - O beni sevmeye başladığından beri kendi gözümde değerim arttı, ben- böyle şeylerden anladığın için sana bunu söyleyebilirim - kendime tapıyorum!
Acaba bu gerçek aşk duygusu mu, yoksa kibir mi? Lotte'nin kalbinde yeri var diye kimseden korkmuyorum. 13TEMMUZ*
Gözlerime alacakaranlık çökerken, etrafındaki dünya ve gökyüzü bir sevgilinin sureti gibi ruhumda yerine almışken - çoğunlukla özlem içindeyim ve şöyle düşünüyorum: Ah keşke bunları yine resmedebilsen, ruhun nasıl sonsuz Tanrı'nın aynası ise, ruhuna ayna tutacak kadar dolu ve sıcak bir biçimde içinde var olan şeyin soluğunu kağıda üfleyebilsen! - Dostum - ama bu beni mahvediyor, bu görüntülerin muhteşemliğinin yarattığı gücün altında eziliyor. | 10 Mayıs