Kayra, bir gün bana, "Mutsuzluğuna hiçbir çare aramıyorsun" demişti. "Ve en büyük acının kendininkinin olduğunu düşünüyorsun. Dünyadan haber olmayan bütün geri zekâlılar gibi. Ölmesine çeyrek kalmış, herkesi yaşadığına pişman etmeye çalışan, sağlıklı oldukları için suçluluk duymalarını isteyen hastalıklı, yaşlı bir kadın gibisin."
"Korku, insanı kör eder, dedi koyu renk gözlüklü genç kız,
Haklısınız, gözlerimiz görmemeye başlamazdan önce bizler
zaten kör olmuştuk, korku bizi kör etmişti, aynı korku
yüzünden körlüğümüz sürüp gidecek."
Yapacağımız her hareketten önce ciddi olarak düşünmeye
başlasak, vereceği sonuçları önceden kestirmeye çalışsak,
önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra rastlantısal
sonuçları, daha sonra da ortaya çıkması düşünülebilecek
sonuçları düşünmeye kalksak, aklımıza bir şey geldiğinde,
bulunduğumuz yere çakılır, hangi yöne olursa olsun bir adım
bile atamazdık.