Puan vermedi·%70 (170/240 syf.)·
Merhaba vegan değilim ve kitabı hayvan hakları hakkında bilgimi geliştirmek istediğim için aldım. incelememi kısmen ortalardayken yazacağım belki ikinci bir tane daha eklerim. Öncelikle kitabın ilk 90 sayfası veganlığı diğer insanlara anlatmak üzere iletişim tavsiyeleri veriyor burasının bana henüz çok bir katkısı olmadı ancak ikinci bölümde düşük gelirli topluluklarda vegan aktivizmi üzerine ilginç yazılar var. Özellikle eklenen Türkiye'de dezavantajlı gruplarda vegan aktivizmi kısmını çok başarılı buldum eksiksiz bir şekilde her noktaya değinmişler, işte altyapı eksikliği olsun, bizim kültürel olarak bu ideolojiye uzaklığımız olsun vb. Daha ileri kısımlarda hoşuma gitmeyen iki nokta oldu öncelikle birincisi: ben köpeklerin (fırsatçı etçiller) ve kedilerin (ya da herhangi beslediğiniz et tüketen bir hayvanın) böyle bir etik duruşta bulundurulmasına gerek olduğunu düşünmüyorum. Köpekler için beslenme cinsten cinse tartışılır olsa bile kedilerde taurin aminoasidi yetersizliği körlüğe ve kardiyomiyopatiye sebep olabilir. Taurin dediğim aminoasit ise çok yüksek oranlı bir şekilde hayvansal besinlerden elde edilir. Kısacası herhangi bir kedinin hayvansal gıdadan arı bir diyetle beslenmemesi gerekiyor. İkinci muhalefet olacağım nokta ise sayfa 149da iki sunucunun arasındaki muhabbet üzerine. Öncelikle tartıştıkları konu 2014te Robinson adındaki bir adamın kedi tekmeleyerek kamuoyunda infiale sebep olması üzerinedir. Sunucu 1, sunucu 2'ye şu ifadeyi kuruyor "sen et yediğine göre başka hayvanların ölümünde doğrudan rol alıyorsun o zaman robinsondan neden daha beter olmayasın?" İnsanın kediye duyduğu empati ve yediği hayvana duyduğu empati doğduğu anda gelmedi, bin yıllar süren bir süreç sonucunda şekillendi ve genetiğine işledi. Kediler ve köpekler evcilleştikleri süre
Hayvan Haklarını SavunmakGary L. Francione · Yeni İnsan Yayınevi · 20244 okunma
6/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 00:00
İnsanları nasıl bir geleceğin beklediğini yaşamı boyunca kaygı edinmiş olan İngiliz yazar #HGWells ‘in edebiyatta bilimkurgu türüne öncülük etmiş romanlarından biri #ZamanMakinesi . Zaman Gezgini, kendi buluşu olan Zaman Makinesi'ne biner ve Sekiz Yüz İki Bin Yedi Yüz Bir yılına gider. Dönüşünde, dönemin, Büyük Britanya’nın Victoria çağının son döneminin entelektüel kesimlerinden (bir hekim, bir yayın yönetmeni, bir gazeteci, bir ruhbilimci, vb.) bir kesit oluşturan dost meclisinde, Sekiz Yüz İki Bin Yedi Yüz Bir yılında ve daha da ötesinde görmüş, yaşamış olduklarını ayrıntılarıyla anlatarak Zaman Makinesi adını verdiği icadının gerçekliğini kanıtlamaya çalışacaktır... Misafirlerini önce bir maket ile yaşanacaklara hazırlayan bir konuşma yapar. Daha sonra onları bir yemeğe davet eder ve herkes toparlanana kadar kısa bir sürede sekiz gün yaşadığı zamanda yolculuğa çıkar. Geri döndüğünde bir savaştan gelmiş gibidir. Ama buluşu paha biçilemezdir. Evet, Zaman Gezgini'nin zamanda yolculuğa çıktığını ileri sürdüğü Zaman Makinesi, kitabın altbaşlığında da vurgulandığı gibi, her şeyden önce bir "buluş", bir "icat" tır; teknolojik uğraşların büyük bir atılım yaptığı, irili ufaklı icatların birbiriyle yarıştığı bir çağda, bir yerden başka bir yere gitmek için değil, bir zamandan başka bir zamana, şimdiden geleceğe gitmek için yapılmış bir buluş. Açık bir araziye pat diye düştükten sonra onu görüp merakla yanına gelen Eloi’ler ile uzun bir zaman geçirdi gezgin. Etrafı keşfe çıkmak için makineyi başıboş bıraktı ve geri döndüğünde yerinde yoktu. Biri saklamış olmalıydı. Çok uğraşsa da Eloi’ler değildi makineyi alan, anlamıştı. Peki ama kim? Kim, kimdi hadi açıklayayım. Eloi’ler olarak bahsedilen tür; geleceğin insanları aynı giysiler giyen, cinsiyet farklılıklarını birbirinden
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,2bin okunma
Reklam
#Ayrıntıyayınları#inceleme#etincinselpolitikası
10/10
·400 syf.··
2021 37. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2021 02:38
Her onyedi saniyede bir kadın tecavüze uğruyor. Herbir saniyede yüzlerce hayvan öldürülüyor.”Dayak yiyen kadınlar “ gerçekliği her gün yüzümüze çarpılıyor ekranlardan ve gazete sayfalarından. Çiftliklerin esir ettiği, mezbahaların katlettiği hayvanlar” marketteki et” e indirgeniyor günümüzde. Etin hem protein için zorunlu olduğuna hemde gücün kaynağı olduğuna inanmamız için örülen mit, aslında erkeğin potansiyel şiddet eğilimiyle üstünlük kurmasına neden oluyor. Etçilleri yiyen etçiller kafamızdaki iktidar piramidinde en üste yerleştiriliyor ve bu hali ile gündelik hayatımızın her köşesine sızıyor. Reklamların neredeyse tamamında eti yenen hayvanların kadınsı temsil edilmesi ve erkek zihninde seks yapılacak kadının et ya da piliç görüntüsünde olması bu yapbozu kendiliğinden tamamlıyor.
Etin Cinsel PolitikasıCarol J. Adams · Ayrıntı Yayınları · 2013945 okunma
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2021 35. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2021 02:42
Akif Pirinçci: 10 yaşında ailesiyle birlikte Almanya'ya göçen Akif Pirinçci Tränen sind immer das Ende (Sonunda hep gözyaşı var) adlı ilk kitabını henüz 20 yaşındayken 1980 yılında yayınlandı. Pirinçci, asıl çıkışını kedilerin baş karakter olarak seçildikleri "Felidae" isimli romanıyla yaptı. Çalışmalarına Bonn'da devam eden yazarın en çok satan kitabı olan "Felidae" Almanya'da yılın en iyi dedektif kitabı seçilmiştir. Felidae: Kedigiller (Felidae), Etçiller (Carnivora) takımına ait bir familyadır. Ortak özellikleri, görünüşleri ve davranışları ile familyanın en yaygın ve tanınmış mensubu olan ev kedisine benzemeleridir. Zarif vücutları, yumuşak tüyleri, kısa suratları ve çoğunlukla vücutlarına nazaran küçük bir kafatasları vardır. Kulakları dik ve sivri ya da yuvarlağımsıdır ve her yöne doğru çevrilebilir. En küçükleri 30 cm, en büyükleri ise 200 cm olur. Baş karakter Francis sahibi Gustov'la yeni bir eve taşınmaları ile başlayan kitabın kurgusu polisiye Fabl türündedir. Francis'in bu yeni çevresinde esrarengiz seri cinayetler işlenmektedir. Francis katili bulmak için kolları sıvar ve araştırmalarına başlar. Gerilimli ve seri cinayetli bir kurgu ile kediler dünyasında hoş bir gezinti, keyifli bir okuma oluyor her ne kadar başlarda biraz sıkıntılı olsa da sonunu çok iyi bağlamış yazar. Keyifli Okumalar...
FelidaeAkif Pirinçci · Güncel Yayınları · 1999181 okunma