Her biri ayrı kimliklerde barındırılabilirse, diyordum kendi kendime, o zaman hayat katlanılmaz olmaktan çıkabilir; vicdansız olanı, dürüst ikizinin arzuları ve vicdan azabından kurtularak bildiğini okuyabilir; vicdanlı olanı da, haz duyduğu iyi şeylerle uğraşarak ve yabancısı olduğu bu kötülük yüzünden artık utanca ve pişmanlığa boğulmadan, kendi yolunda kararlılık ve güvenle dimdik yürüyebilir. Bu iki uzlaşmazın birbirine bağlanmış olması, bu uyuşmaz ikizlerin bilincin acılar içindeki dölyatağında durmadan savaşıyor olmaları, insanlığın tepesine çökmüş bir lanetti.