İsimler yalnızca seni dünyaya getirenlerin sana verdiği bir etiket, ben adınla değil seninle ilgileniyorum.
wattpad yazarları
Öncelikle son bir aydır hiç aktif değilim kusura bakmayın lütfen😭 Bu ay hiç kitapta okuyamadım, bu gönderiyi de hem anlık bir sinir dalgasıyla hem de ölen aktifliğimi geri getirmek amacıyla yazıyorum^^ Ve ilk olarak şunda bir anlaşalım, wattpad bir tür değil bir platformdur aynı şekilde klasiğinde bir tür değil sadece "klasikleşmiş ve zamansız, değerini kaybetmemiş" kitapları içerdiği gibi. Beni en irite eden şeylerden biri de "wattpad yazarı" ifadesi. Wattpad hakkında ki fikrim birçoğunuza uymayabilir ancak ben wattpad'te içerik yayınlanmasından ve wattpad'te yayınlanmış şeyleri okumaktan utanmıyorum. Platformu nasıl kullandığınızla ilgili bir durum bu. Yani şöyle düşünün... Şu an "wattpad yazarı" olarak anılmayan ama güncel olarak yazan Türk yazarlardan bahsedelim, Ahmet Ümit mesela. Eğer kitaplarını basmadan önce wattpad de yayınlasaydı mesela, yine wattpad kitabı mı olurdu? Kaç yaşında adam o zamanlar neden bununla uğraşsın demeyin lütfen, sadece bir düşünce. Belki kitaplarını dijitalde yayınlatmak isteyip wattpad de paylaşsaydı yazdıkları değerini kaybeder miydi? (yazdıkları edebi mi bilmiyorum hiç okumadım ancak okunan ve wattpad yazarı olarak anılmayan biri) Wattpad'in bir etiket damgası haline geldiğini düşünüyorum. İster dark romance yazın, ister distopya ister fantastik hatta wattpad'de kitap yayınlatmış olmasanız bile genç bir Türk yazarsanız, olay örgüsü odaklı bir şeyler yazıyorsunuz bu damgayı yiyorsunuz. Wattpad utanılacak bir şey değil bence, içerik haznesi çok geniş, ve kötü "cringe" içeriklerin olması oradaki tüm eserleri çöp yapmıyor. Ama işte bu etiket birçok kişinin bakışını değiştiriyor. Akıcı ve sade bir dil yazarsanız; edebi değil ve boş, edebi cümleler ve betimlemeye yer verirseniz; klasik yazmaya çalışmış ama becerememiş,
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
🌹 Dinimize hizmette esas olan, etiket veya mevki makam değil, ihlâstır. Eshab-ı kiramın bu kadar başarılı olması, silahla değil, ihlâsla olmuştur. Allahü teâlâya karşı ibadetleri, kullukları tamdı, Cenab-ı Hakk’ın yardımına daima muhtaç olduklarını hatırlarından çıkarmazlar ve her fırsatta da söylerlerdi, Allahü teâlâ da yardım ederdi. Eğer insanlar Allahü teâlânın yardımına ihtiyaç duymazlarsa, Allahü teâlâ onların işini insanlara bırakır. *Hikmet Ehli Zatlar* 🌐 *Dinimiz İslam* dinimizislam.com 📖 *Hakikat Kitabevi* hakikatkitabevi.com 🎥 *Dinimiz İslam YouTube Kanalı* youtube.com/@dinimizislamtv 💙 *Osman Ünlü ile Huzura Doğru YouTube Kanalı* youtube.com/@osmanunluhuzur... ❤️ Beğen 👉 Paylaş 📣 Tavsiye Et
Alıntı
KÜLTÜREL TERMODİNAMİK
KÜLTÜREL TERMODİNAMİK VE ALGORİTMİK KAPİTALİZMİN SERT DUVARI: ROBIN HOOD MİTOSUNDAN DİJİTAL SİMÜLASYONUN İFLASINA KÜLTÜREL EKONOMİ-POLİTİK BİR MANİFESTO ALTYAPININ DÖNÜŞÜ VE MİTİK MORFOLOJİ Geç kapitalizmin ekonomi-politik yapısı, kendini mekânsız, bulut tabanlı, sürtünmesiz ve sonsuz bir akışkanlık olarak sunan siber-algoritmik bir illüzyon üzerine kuruludur. Gilles Deleuze’ün kontrol toplumu olarak kavramsallaştırdığı bu yeni evre, bireyin kodlar, şifreler, modülasyonlar ve sürekli veri akışlarıyla kesintisiz bir denetime tabi tutulduğu bir matriks vaat eder. Ancak bu vaat, ideolojik bir örtüden ibarettir. Algoritmik kapitalizm, kendini ne kadar soyut ve maddesizleştirilmiş olarak sunarsa sunsun, eninde sonunda evrenin bükülmez fizik yasalarına, termodinamiğin acımasız gerçekliğine ve somut coğrafi ya da jeopolitik boğaz noktalarına bağımlıdır. Bu makale, entelektüel tarihin en eski isyan mitlerinden biri olan Robin Hood figürünün çağlar boyunca geçirdiği morfolojik dönüşümleri temel alarak, kapitalizmin muhalif enerjiyi evcilleştirmek için ürettiği "Kültürel Artı-Değer" mekanizmasını deşifre etmektedir. Geliştirilen "Kültürel Termodinamik" teorisi uyarınca; sisteme karşı geliştirilen her radikal isyan, adalet talebi veya arzu nesnesi, kapitalist aygıt tarafından emilerek simülasyon evrenine tahvil edilir. Ne var ki, bu dijital simülasyonun sürdürülebilmesi için harcanan muazzam atomik ve fiziksel enerji, sistemi kaçınılmaz bir çöküş eşiğine, yani "Sert Duvar" gerçekliğine taşımaktadır. Michael Sarnoski’nin sinematik praksisinden Che Guevara, Malcolm X ve Marilyn Monroe gibi küresel ikonların ontolojik dönüşümlerine uzanan bu dokuz eksenli söküm matrisi, siber-panoptikonun elektriklerinin kesileceği o fiziksel sınırı ekonomi-politik, deterministik ve termodinamik
Felsefe
ROBIN HOOD MİTOSUNDAN DİJİTAL SİMÜLASYONUN İFLASINA
KÜLTÜREL TERMODİNAMİK VE ALGORİTMİK KAPİTALİZMİN SERT DUVARI: ROBIN HOOD MİTOSUNDAN DİJİTAL SİMÜLASYONUN İFLASINA KÜLTÜREL EKONOMİ-POLİTİK BİR MANİFESTO ​ALTYAPININ DÖNÜŞÜ VE MİTİK MORFOLOJİ ​Geç kapitalizmin ekonomi-politik yapısı, kendini mekânsız, bulut tabanlı, sürtünmesiz ve sonsuz bir akışkanlık olarak sunan siber-algoritmik bir illüzyon üzerine kuruludur. Gilles Deleuze’ün "kontrol toplumu" olarak kavramsallaştırdığı bu yeni evre, bireyin kodlar, şifreler, modülasyonlar ve sürekli veri akışlarıyla kesintisiz bir denetime tabi tutulduğu bir matriks vaat eder. Ancak bu vaat, ideolojik bir örtüden ibarettir. Algoritmik kapitalizm, kendini ne kadar soyut ve maddesizleştirilmiş olarak sunarsa sunsun, eninde sonunda evrenin bükülmez fizik yasalarına, termodinamiğin acımasız gerçekliğine ve somut coğrafi/jeopolitik boğaz noktalarına bağımlıdır. ​Bu makale, entelektüel tarihin en eski isyan mitlerinden biri olan Robin Hood figürünün çağlar boyunca geçirdiği morfolojik dönüşümleri temel alarak, kapitalizmin muhalif enerjiyi evcilleştirmek için ürettiği "Kültürel Artı-Değer" mekanizmasını deşifre etmektedir. Geliştirilen "Kültürel Termodinamik" teorisi uyarınca; sisteme karşı geliştirilen her radikal isyan, adalet talebi veya arzu nesnesi, kapitalist aygıt tarafından emilerek simülasyon evrenine tahvil edilir. Ne var ki, bu dijital simülasyonun sürdürülebilmesi için harcanan muazzam atomik ve fiziksel enerji, sistemi kaçınılmaz bir çöküş eşiğine, yani "Sert Duvar" (The Hard Wall) gerçekliğine taşımaktadır. Michael Sarnoski’nin sinematik praksisinden Che Guevara, Malcolm X ve Marilyn Monroe gibi küresel ikonların ontolojik dönüşümlerine uzanan bu dokuz eksenli söküm matrisi, siber-panoptikonun elektriklerinin kesileceği o fiziksel sınırı ekonomi-politik ve termodinamik
Felsefe
SON SIGINAK..
Hayat perdenin arkasında; Hayatın öte yakasında. Şu gaflet yükü insana bak; Kendinden varlık cakasında. Ve aşksız yobaz… İşi gücü, Namazla Cennet takasında. Tam dört asırdır Müslümanlık, Cansız etiket markasında. Ku’ran kalbi kör ezbercide, Din, üfürükçü muskasında. Batı, Batı der çırpınırlar, Batı tükürük hokkasında. Makine dimdik demirden put, İnsanoğlu ruh laçkasında. Hürriyet nerde söyleyeyim: Hakka esaret halkasında. Zamanda her şey kopuk, kesik; Biçkisi kader makasında. Ey insan, sana son sığınak, Son peygamberin hırkasında!
Necip Fazıl Kısakürek