Gülmediğimi sananlar var
Bunada güldüm...
Yahu ağlamaktan çok gülerim ben
Herşey zıttına tabidir unutulmaya ağlamak kadar gülmekte var kimyamda
Hüzün yakışıyor yüreğime ben napim ... 😉
Mesela akıllıyım geçinen aptallara
Egosundan hiç bir şeyi göremicek kadar kör olmuş megolamanlara
Sinsilik yapmayı bile beceremeyen kabak gibi ortada olup kimsenin anlamadığını sanan sivri zekalara...
İçten pazarlık yaparken
Yanlış etiket basıp
Planları ellerinde patlayan asalaklara ...
Yanar döner meyve tabağı gibi
Ortalıkta dolaşan fırıldaklara...
Sonradan görmelerin takındıkları edalara...
Ederi peş kuruş etmeyenlerin
Paha biçilmez tablo gibi kendilerini satmaya çalışmalarına
Gülmek şöyle dursun
Kahkaha bile atıyorum...
Kim demiş gülmüyorum diye.
Hepsine teşekkürler
Yoksa nasıl gülerdim ben ...!

İstiskal: Sevmediğini belli edecek şekilde soğuk davranma.

Lâyemut: Ölümsüz.

Hissikablelvuku: Henüz gerçekleşmemiş olanı önceden hissetmek.

Mahfuz: Muhafaza edilmiş.

Beynelmilel: Uluslararası.

Muhtelif: Çeşitli.

Handikap: Engel.

Malumatfuruş: Bilmişlik yapan.

Hasbihal: Karşılıklı konuşma.

Merdümgiriz: Kalabalıkları sevmeyen.

Behemehal: Mutlaka, her ne olursa olsun.

Sermest: Sarhoş.

Muhteva: İçerik.

Şikemperver: Yemek yemeyi seven.

Tahammülfersa: Dayanılmaz, tahammül edilemez.

Lâyetezelzel: Yanılmaz, her şartta güvenilir, sarsılmaz.

Sofistike: Aşırı karmaşık olan durum.

Mamafih: Bununla birlikte, bununla beraber.

Lalettayin: Sırada, gelişigüzel.

Tevatür: Kesinlik kazanmamış. ağızdan ağza dolaşan söylenti.

Babayani: Görmüş geçirmiş, ağır başlı, babaca.

Evsaf: Nitelikler, vasıflar.

Mülhem: İlham almış, gönlüne doğmuş.

Âlicenap: Haysiyetli, şerefli.

Mesnet: Dayanak.

Müşkülpesent: Zor beğenen.

Meftun: Büyülenmişcesine tutkun, aşık olan.

Müştak: Özleyen, şiddetle arzulayan.

Ahval: Hal, hadise.

Cimbakuka: Biçimsiz, çelimsiz kimse.

Farımaz: Yılmayan, yılmaz, vazgeçmez.

Yafta: Etiket.

Seyrüsefer: Trafik.

Nasyonal: Milli, ulusal.

Alametifarika: Marka.

Argüman: İddia, sav.

Sapyoseksüel: Zekadan etkilenme, zeki insanlara hayranlık duyma.

Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
 21 May 09:23 · Kitabı okudu · Puan vermedi

... annemin "küpe çiçeği" dediğine ninem başka bir isim veriyordu. Ninemin, "şebboy" damgasını vurduğu saksıya annem daha süslü bir etiket takıyordu. Meselâ, o çiçekler arasında en çok hoşuma giden bir çiçek vardı ki, annem buna "gece safası", ninem ise pek haklı olarak "ezan çiçeği" derdi. Pek haklı olarak... Zira bunlar tam akşam ezanı okunurken pıtır pıtır açılıverirdi...

Anamın Kitabı, Yakup Kadri KaraosmanoğluAnamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

“kulede bir başına bir adam oturur
önünde milyonlarca düğme var
düğmenin birine bastı mıydı
bizlerden biri ya kolunu kaldırır
ya adam öldürür
ya çişini eder

tereci tere satar
biz vatan satarız

biz kurşuna dizeriz düşünceyi
hiçbir şey düşünmiyeceksin
hattâ hiçbir şey düşünmediğini bile

bir ilâcımız var bizim
şırınga ettik mi insana
istediğimizi söyletiriz

biz insan eti yeriz
pek güzel oluyor yoğurtlu yahnisi

ucu kurşunlu kırbaca pek meraklıyız

kapıya şapkanı as
gir içeriye
yat karımızla
biz görünce şapkayı
döner gideriz rahatsız olmayın diye

çocuklarımız
kıçlarına etiket yapıştırılır
piçhanelerde yetiştirilir

yatağa yatmadan
yastığın altına bak
oraya girmiş olabilir bizlerden biri

geçenlerde güneş tutuldu ya
bu fesatlığı da biz yaptık
propaganda kuvvetiyle

en iyisi bizi asmak
bizi kesmek
hapislere atmak bizi
bizi atomlamaktır”

Ruveydâ, bir alıntı ekledi.
18 May 21:24 · Puan vermedi

“Dil ve diğer sembol sistemlerinden asla vazgeçemeyiz; çünkü sadece ve sadece onlar aracılığıyla kendimizi hayvanların üstünde bir yere, insan seviyesine çıkardık. Ama bu sistemlerin yararlanıcıları olduğumuz kadar kolaylıkla kurbanları da olabiliriz. Sözcükleri etkin biçimde kullanmayı öğrenmeliyiz; ama aynı zamanda dünyaya, her verili gerçeği bir genel etiket veya açıklayıcı soyutlamanın bildik benzerliği içine sokarak bozan yarı donuk kavramlar aracılığıyla değil de, doğrudan bakabilme yeteneğimizi korumalı ve mümkün olduğunca güçlendirmeliyiz.”

Algı Kapıları, Aldous HuxleyAlgı Kapıları, Aldous Huxley
Esra Esenlikci, Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır'ı inceledi.
 11 May 22:35 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Aslında farklı bir tür okuma etkinliğine biyografi ve şiirle katılacaktım. Ancak buna fırsat bulamadım ve tesadüf eseri kişisel gelişim okumak nasip oldu. İlk defa okuduğum için de sanırım etkinlik sınırlarının dışına çıkmadığımı ümit ediyorum.
İlk defa bir etkinliğe katıldım ve gönderi olarak nasıl etiket veya bir yazı yazılması gerek açıkçası bilmiyorum. Eh bu platformda da yeniyim zaten bildiğiniz üzere. :)
Necip Gerboğa beye düzenlediği bu etkinlik için de teşekkürlerimi sunuyorum. Gelelim kitabın incelemesine:
Kitap en başta ilginç ismiyle dikkatimi çekmişti. Ancak kitabın kişisel gelişim olduğunu öğrenince okumasam da olur diye düşünerek okumamaya karar vermiştim. İlk defa kişisel gelişim okudum ve benim için güzel bir deneyim olduğunu söylemeliyim.
.
Farklı bir türle tanışma etkinliğimize de bu türle katılım sağlamış olalım madem.
.
Tekrar ediyorum kitabın adı çok hoşuma gitti ve içeriğinde kitabın isminin böyle olmasının da nedeni açıklanıyor. Ancak bunun ne olduğunu söylemeyeceğim. Okuyun da öğrenin he he he!
.
Kitap adı gibi samimi ve bir arkadaşla muhabbet ediyormuşçasına kitabı bir anda okuyup bitiriyorsunuz ve gerçekten hiç sıkılmıyorsunuz. Yani şiddetle tavsiye edilir. Lütfen okuyun, lütfen!
.
"Hortumlu dünya, şu hortumlu dünya, hortumlu dünyada bizler, bizler yalnızız, bizler filiz..." diye kitabı okuduğum sıralarda ortalıkta dolandığımı ve çevremdekilerin buna güldüğünü de söylesem ayıp etmem inşallah.
.
Şimdi size kitapta şu işleniyordu, bu işleniyordu desem çok yanlış bir şey yapmış olurum. Çünkü kitapta pek çok şey işleniyordu. Arada birinin bize çıkıp da "Sen şöyle yapıyorsun, dostum. Farkında mısın?" diye hesap sorarak bize yaptığımız yanlışları hatırlatması gerek ve bu kitap işte tam da öyle bir kitap.
.
Arada sırada tekrar tekrar alınıp okunması gereken kitaplardan!..
.
E daha ben ne diyim?

Nisa Nur Dutar, Her Şeyin Başlangıcı'ı inceledi.
03 May 22:55 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Bu kitabı okul kütüphanesinden alıp okudum ve şu an bu durum beni fazlasıyla sevindiriyor. Kitap gayet akıcı ancak sanırım yazar istediği konuyu tam anlatamamış. Vasat diyemem ancak etiket fiyatını da haketmiyor. Eğer kitabı benim gibi denk getirirseniz kafa dağıtmak için okuyabilirsiniz. Ama bunun da gerekliliği tartışılır. Herkese bol okumalar.