Puan vermedi·517 syf.··
2026 12. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 04:01
İnsanın kendini var etme mücadelesini anlatan güçlü bir yaşam hikâyesidir. Martin’in yoksulluktan çıkıp kendini eğiterek toplumda yer edinme çabası beni derinden etkiledi. Ancak roman, başarıya ulaşmanın her zaman mutluluk getirmediğini de acı bir şekilde gösteriyor. Martin Eden karakterinde azim, hırs, yalnızlık ve hayal kırıklığını bir arada görüyoruz. Toplumun insanı sahip olduğu değerlere göre değil, statüsüne göre yargılaması romanın en çarpıcı yönlerinden biri. Kitabı okurken birçok kez insanın gerçekten ne için yaşadığı ve başarıdan ne anladığı üzerine düşündüm. Bence Martin Eden, insanın kendi sınırlarını zorlamasını öğütlerken aynı zamanda körü körüne hırsın ve toplumsal onay arayışının insanı nasıl yalnızlaştırabileceğini de anlatan, her okuyucunun kendinden bir parça bulabileceği etkileyici bir başyapıttır.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
9/10
·240 syf.··
2026 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 04:26
İlk bakışta klasik bir bilim kurgu romanı gibi görünse de; Zaman yolculuğu, geleceğe müdahale etme ve insanlığın kaderini değiştirme gibi tanıdık temalarla başlıyor. Ama kitap ilerledikçe konu sadece “zamanda yolculuk mümkün mü?” sorusundan ibaret kalmayıp asıl mesele şu noktaya geliyor: İnsanlık için en iyi gelecek gerçekten kontrol edilerek mi oluşturulabilir? Hikâyenin merkezinde farklı yüzyıllara müdahale ederek insanlık tarihini şekillendirmeye çalışan “Sonsuzluk” adı verilen bir organizasyon var. Bu organizasyonun amacı savaşları, büyük felaketleri, toplumsal çöküşleri ve acıları önlemek. İlk bakışta oldukça mantıklı ve iyi niyetli görünen bu sistemin altında ise ciddi bir ahlaki ikilem yatıyor. Çünkü bir felaketi önlemek için yapılan küçük bir değişiklik, milyonlarca insanın hayatını ve hatta henüz doğmamış insanların varlığını bile etkileyebilir. Asimov burada okura oldukça düşündürücü bir soru yöneltmiş: Birkaç kişinin “daha iyi” olduğuna karar verdiği bir gelecek, gerçekten daha iyi olabilir mi? Romanın başkahramanı Andrew Harlan, Sonsuzluk bünyesinde çalışan bir teknisyen. Görevi, zaman içinde yapılan değişiklikleri uygulamak ve tarihin akışını düzenlemek. Başlangıçta sisteme bağlı, görevine inanan ve kurallara sadık biri. Ancak zamanla hem yaptığı işin sonuçlarını hem de kendi duygularını sorgulamaya başlıyor. Özellikle Noys ile tanışması, olaylara bakışını tamamen değiştiriyor. Harlan’ın yaşadığı bu dönüşüm, romanın en etkileyici yanlarından biri. Çünkü romanın fikrini ve felsefi tartışmaları, bir karakterin yaşadığı iç çatışma üzerinden anlatmayı tercih etmiş. Kitabın en dikkat çekici taraflarından biri de güvenlik ve özgürlük arasındaki dengeyi başarılı bir şekilde işlemesi. Sonsuzluk, insanlığı koruduğunu düşünüyor. Ancak bunu yaparken insanların risk
Sonsuzluğun SonuIsaac Asimov · Monokl · 20152,927 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·94 syf.··
2026 32. kitabı
Yazarın yaşarken yayımlanan son eseridir. Ben Can yayınlarından İnci Kut’un çevirisini okudum. Dil akıcı, bütünlük bozulmamış, acabaya düşmeden bir okuma yaşattı. Kitap, 90 yaşındaki bir ihtiyarın ruhi tatminsizliğini genelev maceralarıyla gidermeye çalışmasını konu edinmiş. En sevdiğim kısmı iğrençliği sansürlü bir şekilde rahatsız etmeden okutuyor olması. Yargılarken mide bulandırmıyor. Genelevin müdavimi olan hatta madalya alan bu dede tam da 90. yaş günü için bakire genç bir kız ister. Başta olmazken sonra olur ve ona asla dokunmaz, sadece seyreder ve adına aşk diyerek ona bağımlı hale gelir. Karakteri analiz etmeye çalıştım fakat bir türlü başarılı olamadım. Olgunlaşmamış bir karaktere mi sahip yoksa yalnız mı, ne istediğini bilmiyor mu veya kendini ispat etme çabası mı var? İhtimaller arasında dolaştım cevabı bulamadım. Gazetede köşe yazarlığı yapması, her hafta fikirlerini özgürce ifade etme gücüne sahip olması, öncesinde bir evlilik yapması, insanlarla bir problemi olmaması, hayvanlarla bağ kurması beni kesin bir sonuca götüremedi. Belki de kendini ispat etme çabasıdır sadece. Ve bunu ahlaksızca da olsa üstün bir başarı ile sergiliyor. Fakat bir okuyucu olarak bana bundan zevk aldığı duygusu geçmedi. Tekrar süreçleriyle alışkanlık döngüsü var. Son olarak bakire yeniyetme seçme sebebi bence yaşlanmaya karşı bir inkâr. Ve asıl zor olanı dokunmamak iken onu başarması kendini ispat etmesidir. Ve aşk diye adlandırması da sadece şehvani değil manevi olarak da dincim deme şekli olabilir.
Benim Hüzünlü OrospularımGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202625bin okunma
İstanbul Bayburt’a benzesin mi benzemesin mi ile hatırlayacağım
Puan vermedi·208 syf.·
2026 48. kitabı
2026’nın 48. Kitabı: Ahmet Günbay Yıldız - Beni de Kalbinde Götür Yazarın o kendine has, şiirsel kaleminden dökülen masum aşk satırlarında kaybolmak, insana iç ısıtan, umut yeşerten sıcacık bir tebessüm bırakıyor. Zihnimin odalarında hafif bir meltem gibi esen bu zarif hikayeyi tek bir günde, adeta ruhumu dinlendirerek bitirdim. Edebi yolculuğuna ufak bir eleştiri getirmem gerekirse; hikaye, yazarın Asi Delikanlı eseriyle oldukça tanıdık sulara yelken açıyor. Başkarakterlerin doktor unvanı taşıması, kalemiyle bir yazar olarak var olması ve yüreğindeki gurbet ile sıla hasreti iki romanın ortak yansımaları. Ancak itiraf etmeliyim ki, olay örgüsünün zarafeti ve akıcılığıyla Beni de Kalbinde Götür , benim dünyamda çok daha özel bir yer edindi. Günümüz popüler kültürünün ve dijital platform kurgularının dayattığı; şefkatten uzak, yalnızca ihtiras, tahakküm ve bencilce bir "elde etme" hırsı üzerine kurulan aşk anlayışından sonra, bu satırlar ruhuma adeta şifa gibi geldi. Aşkın; sabırla, naiflikle ve irade terbiyesiyle örülmüş o temiz yüzünü gençlerin de tanımasını yürekten diliyorum. Özellikle yeni neslin, sevginin bu zarif ve onarıcı halini keşfetmeleri gerektiğine inanıyor, bu yüzden tüm okurlara ve gençlere gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. #AhmetGünbayYıldız #BeniDeKalbindeGötür #KitapYorumu #OkudumBitti #KitapTavsiyesi #Edebiyat #KitapKurdu
1000Kitap
Beni de Kalbinde GötürAhmed Günbay Yıldız · Timaş Yayınları · 2023105 okunma
Duygusal Zeka
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
IQ kadar EQ nun önemini vurgulayan bir kitap.Duyguların sağlık açısından önemini, depresyon ve dağınık ruh hallerini, empati, kaygı,evlilikteki sorunları, sosyal yetersizlik, dürtü kontrolü gibi belli başlı konuları ele almış. iletişim becerisini, sosyal ilişkilerimizi, duygularımızı kontrol etme becerisini ele alan akademik bir çalışma olmuş. Yazarı tebrik ederim. Faydalı ve okunmaya layık bir eser.
Duygusal Zekâ EQDaniel Goleman · Varlık Yayınları · 20193,654 okunma
9/10
·128 syf.··
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 12:51
İstediğim insan olma yolunda ACT terapisiyle igili yakın zamanda takip etmeye başladığım Esra ORAS’ın okuduğum ilk kitabıydı. Yazar ACT terapisini ve günümüzde psikoloji, din ve insanın iç içeliğini ve bulunduğu yerleri çok naif açıklayıcı ve yalın bir anlatmış. İnsan olmanın içinde kırılganlık barındırdığını,günümüz şartlarında bütün sorunları çözümlemeye çalışmamızın kendimizi hep mutlu etme çabamızın büyük bir yanılgı olduğunu çok güzel dile getirmiş.Altını çize çize ,sindire sindire okduğum çok keyif aldığım bir başucu kitabıydı.
İstediğim İnsan Olma YolundaEsra Oras · Timaş Yayınları · 202621 okunma