Güzel bir kara mizah örneği , Kitapta eski türkçe çok kelime olsa da ,arkasında sözlük olması hasbiyle sorun teşkil etmiyor .Hikaye komik ve keyifli. Gürpınar , toplumsal bozulmayı Avnusalah karakteri üzerinden alaycı bir dille masaya yatırıyor.
Avnussalah, bir utanmaz adam . Kanlı terler dökerek zor ekmek bulan halkın içinden çıkarak , toplumda ahlaklı görünün kendinden daha büyük ahlaksızları tokatlayan, sızdıran bir tokatçı .Yaptığı hırsızlıkların,vurgunların,şantajların felsefi altyapısını bir filozof edasıyla teorize eden yüce sensei..Yaralı kalplere merhem olan bir aşk doktoru... Ve bunların hepsinden öte utanmaz bir adam..
kendi ağzından kendisini şöyle anlatır :
"Halikla şeytanın arasında benim gibi bir üçüncü mahluk olduğunu ona göstereceğim ... O ne kadar edepsiz olursa olsun amatördür. Biz bu işi meslek edinmiş binaenaleyh bu yüzden ekmek yiyen sanatkarlarız ."
Thomas more , inançları, vicdanı uğruna ölüme yürümüş yazar,çizer,hukukçu ,aziz. İngiltere'nin en önemli görevlerinde bulunmuş , istese ve kralı onaylasa ömrünün sonuna kadar rahat yaşayabilecekken, o , önünde af dileyen celladını ayağa kaldırıp sarılmayı ve son anlarında ölümle dalga geçmeyi seçerek ölüme gitmiş birisi . Hayat hikayesine bakınca bana biraz şeyh bedreddin'i hatırlattı . Thomas more'da Bedreddin gibi mensup olduğu dine sıkı sıkıya bağlı, ve tıpkı bedreddin gibi dinin siyasi amaçlar için kullanılmasına karşı . Ütopia'sında kurguladığı dünya ise bedreddin'in ege kıyılarında pratiğe döktüğü komün yapıya benziyor .
Ütopia'da
Eşitlik var
Adalet var
Vatandaşa değer var
Üretim, tarım , bilim var
Ve kimse inancından ötürü öteki değil .
Kitabı , ardından gelen inceleme ve more'un hayatını okurken zevk aldım. Dil ve anlatımı güzel , zihin açıcı...