Cidden uzun zaman sonra keyif alarak okuduğum bir kitap oldu kendisi.Bu kitabı ilk defa favori grubum olan BTS'den Min Yoongi'nin elinde görmüştüm ve o andan beri okumak istemiştim. Okuma şansını da ancak bir otobüs yolculuğunda elde edebildim.Kitaptan bahsetmem gerekirse yazarın içten yazım tarzı ,kullandığı basit kelimeler ve yormayan cümleleriyle ancak bu kadar okura dokunan bir hikaye ortaya koyulabilirdi.
Kahramanımızın doğumundan, bebeklik anılarından,çocukluğuna ve ergenliğine eşlik ediyoruz kitap boyunca. Yunjae kendisi kahramanımız doğuştan aleksitimi yani duygusal sağırlık diye bir hastalığa sahip. Bu hastalığın özellikleri başkalarının duygularını anlayamamak ve korku,öfke, sevinç herhangi bir duyguyu da hissedememek. Öyle ki kitabın bir yerinde annesi ve ninesinin başına gelenlere bile tepki veremiyor ama okur olarak siz deli oluyorsunuz o sayfaları okuyunca. Kahramanımız annesi ve ninesiyle beraber yaşıyor hatta annesi ona fazlasıyla yardımcı olmaya çalışıyor kendi yöntemleriyle. Yunjae her insanın doğuştan sahip olduğu tepki göstermelere ve duyguları anlayabilmeyi ezberleyerek öğrenmeye çalışıyor. Açıkçası kitaptaki karakterlerden favorim Gon oldu. Yunjae ile aralarında ilk başta düşmanlıklar olsa da sonradan ilişkileri arkadaşlığa evriliyor. Kitap okuma alışkanlığımı tekrar kazanmaya çalıştığım bu süreçte duyguları anlayamayan ve hissedemeyen bu çocuğun hikayesi beni etkiledi doğrusu. Çünkü sürekli empati yaparak okudum. Günümüzde ne yazık ki bizden farklı olanı istemiyor onu zorbalıyoruz sanki sadece tek bir normal varmış gibi davranıyoruz çoğu zaman. Bence Yunjae'nin hikayesi buna güzel bir farkındalık olmuş. Kitabı kesinlikle öneririm çünkü okuması çok kolay ve duyguları size çok güzel bir şekilde geçiriyor.