Olay karşısında öfke duymak yerine kederlenmek, o kişiye kızmak yerine onun için üzülmek eğiliminde olursunuz . Tüm bunlara ilişkin herhangi bir şey anımsamama eğilimde olursunuz. İşin başında bu kırgınlığa yol açan ıstırabı anlarsınız . Ortamın dışında kalmayı yeğlersiniz. Bir şey beklemezsiniz. Bir şey istemezsiniz. Bileğinize dolanıp sizi oradan oraya sürükleyen bir kement yoktur. Gitmekte özgürsünüzdür. "Bundan böyle mutlu yaşadılar " ile sonlanmasa da, bu günden itibaren sizi illaki bekleyen taptaze bir " bir varmış bir yokmuş " duygusuna kapılırsınız.
Umudun yitirilmesinin ardında genellikle öfke vardır; kızgınlığın ardında acı; acının ardında ise bazen yakın zamanlarda yaşanmış, ama çoğunlukla uzun süre önce meydana gelmiş şu ya da bu türden bir eziyet yatar.