Deniz Sergen

Dokunmadan dokundu
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Kitabın adı Dokunmadan. Ama bana öyle bir dokundu ki... Hiçbir şeye dokunmadan, bulaşmadan geçirilen hayatlar en çok bize dokunurmuş zamanla. İçimizdeki boşluk dokunmadığmız şeylerle dolar da zamanla taşarmış meğer. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ama kesinlikle sonuncusu olmayacak. Son zamanlarda okuduğum ve en çok etkilendiğim kitaplardan oldu. Adalet, Hülya ve Sadi Seber.... Bir yere varmak umuduyla çıkılan ama Adalet'in geçmişini ve iç dünyasını sorguladığı kendine yaptığı bir yolculuk. Zamanla gazete küpürlerinden kesilen haberlerin gerçeğe ya da rüyaya dönüştüğü o anlar... Hepimizin izlediği ama bize dokunmadığı sürece kabullendiği paramparça hayatlar... Öyle ya da böyle her okuyucuya bir şekilde dokunabilecek bir kitap Dokunmadan... Herkesin kendi yaşamından, düşüncelerinden kırıntılar bulabileceği bir kitap. Şiddetle tavsiye edilir.
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,4bin okunma
Reklam
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 10:47
Spoiler içerir: Giovanni Drago ilk tayininde Tatar Çölü denilen coğrafyanın ortasında yer lan Bastiani Kalesine atanır. Kaleye giderken yolda karşılaştığı ve kalede uzun süre kalan Binbaşı Ortiz kale hakkında hiç iyi konuşmaz. Drogo da 4 ay sonra muayene aşamasında tayinini istemeye karar verir. Ancak kaleden baktığı çölün uçsuz bucaksızlığında kaybolur ve tayinini istemez. Bu sefer aradan 4 yıl geçer. Kalede asker sayısı azaltılmaktadır ve dilekçe yazanlara öncelik verilmiştir. Arkadaşları bu gerçeği kendinden sakladığı için tayin hakkını kaçırır. Aradan yıllar geçer. Simalar değişir, yaşlanırlar, rütbeler değişir yükselirler. Değimeyen tek şey ucsuz bucaksız dağlar ve ovalardır. Binbaşı Ortiz artık emekli olmuş, kaleden ayrılmaktadır. Kendisi de yıllar önce aynen kendi yaşadığı gibi yolda bir teğmenle karşılaşır ve aralarındaki dialog Ortizle onun yaşadıkları gibi dejavudur. Yıllar içinde önemsenmeyen ve sınır çiziyorlar diye geçiştirdikleri karartıların aslında Kuzey Krallığının askerleri olduğu ve düşman saldırısının çok yakın olduğu anlaşılır. Drogo'nun yıllardır beklediği savaş kapıdadır. Ancak kendisi çok yaşlı ve hastadır. Yıllardır kaldığı odadan da yer sıkıntısı sebebiyle çıkartılıp kaleden gönderilir. Drogo geçen yılları gözünün önünden geçer ve boşa geçen hayatını sorgular. Uzun zamandır merak ettiğim bir kitaptı. Kitap su gibi akıyor ve aslında kendi özgürlüğümüze ne kadar mahkum olduğumuzu anlatıyor. Bağlılık duyduğumuz ve yıllarımızı verdiğimiz işlerimiz için aslında biz bir hiçiz. Çoğu zaman herkesin yeri çok kolay bir şekilde doldurulabilir ve kimse vazgeçilmez değildir. Bunu anladığımız takdirde alışkanlıklarımızdan kurtulabiliriz. Yine de çoğumuz için konfor alanından çıkmak ve alıştığımız şeyleri geride bırakmak çok korkutucudur ve buna cesaret
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2025 14. kitabı
Kitabı son zamanlarda çok fazla çok satan listesinde ve kitapçılarda gördüğüm için alıp okumak istedim. Kitap aslında içten içe günümüz edebiyat ve yazarlık dünyasına acımasız bir eleştri niteliğinde. Çok satan kitapların aslında çok iyi yazıldığı için değil, listelere girsin diye pazarlandığı için çok satan olduğunu anlıyoruz. Yani aslında kitap çok satan listelere girsin diye ciddi bir ön hazırlık yapılıyor. Belki kimbilir gerçekten çok iyi olup, pazarlaması zayıf olduğu için atıl kalan kaç kitap vardır. Kitap ayrıca tersine ırkçılık kavramına da değiniyor. Aynı geçmişe ve kültüre sahip olmayan bir kişi başka bir kültürün tarihini anlatabilir mi? Günümüzün acımasız linç kültürü bizi ne derece ele geçirdi? Ana kahraman June beyaz bir Amerikalı; arkadaşı ve çok başarılı yazar Amerikalı Çinli Athena Liu'nun gölgesinde kalmış bir karakter. Onun başarısını ve hayatını bir o kadar kıskanıyor ancak onun kadar yetenekli olmadığını ilerleyen sayfalarda anlıyoruz. Derken bir gün onun yerini alma ve onun hayatını yaşama fırsatı geçiyor eline. Ancak hayal ettiği gibi olmuyor. Kaygıları ve takıntıları peşini bırakmıyor. Kitap ilerledikçe June karakterinden hem nefret edip hem acıma noktasına geliyorsunuz. Sonlara doğru bitişi biraz hızlı ve aceleye getirilmiş olduğu için hayal kırıklığı yaratıyor. Belli ki ucu biraz açık bırakılmış. Devam kitabı olabilir diye düşünüldüğü için olabilir. Yayın dünyasının iç yüzünü merak eden, piyasada dönen entrikaları modern çerçevede anlatan sürükleyici bir kitap. Yazarın ön eleştri olarak kitabında sıkça yer verdiği gibi kitap hakkında Goodreads'te çok fazla olumsuz eleştiri var. Acaba kitaptaki baş karakter gibi bunları da okuyor mu diye merak ettim. Farklı bir konuda ama yormayan ve sürükleyici bir kitap arayışında olanların okumasını
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
8/10
·336 syf.··
2025 10. kitabı
Kitap iki ana bölümden oluşuyor. Olaylar arası geçişler bölümlere ayrılmadığı için akıcı gitmiyor ve bir süre sonra okumak ve takip etmek zorlaşıyor. Özellikle ilk bölümde bu hissi yaşadım. İlk bölümden sonrası daha iyiydi. Belki de olaylar daha hızlı ilerlediği için. Ana karakterlerin işlenişini özellikle Angroboda'yı gayet beğendim. Yan karakterlerle ilgili havada kalan yerler olmuş ancak karakter ilerleyişi genel olarak iyiydi. Cadının geçmişiyle ilgili devreye giren iç ses biraz kafa karışıklığına yok açıyor. Kaldı ki geçmişiyle ve gücüyle ilgili belirsizlikler tam anlamıyla çözülememiş. Yada yazar net olarak aktaramamış. Ayrıca tüm kitabın ana temasını oluşturan Ragnarok bölmünün daha uzun ve ayrıntılı anlatılmasını beklerdim. Sadece bir sayfada anlatılıp geçilmiş. Belki asıl odak noktasının Angroboda olmasından kaynaklanıyordur ama yine de daha farklı tasvir edilebilirdi. Genel olarak İskandinav mitolojisine ilgi duyanların beğeneceğini düşündüğüm bir kitap. Belki daha iyi anlatıma sahip kitaplar vardır. Ancak benim bu konuda okuduğum ilk kitap olduğu için fena bulmadığım ve tavsiye edebileceğim bir kitap.
Cadının YüreğiGenevieve Gornichec · İthaki Yayınları · 20223,134 okunma
8/10
·372 syf.··
2024 71. kitabı
Kitabı okumak bana inanılmaz ağır geldi ve bitene kadar resmen boğazımda bir düğümle kalakaldım. Okumak bile bu kadar zor iken yazarın bu konunun üzerine gidip böyle bir kitap çıkarması gerçekten alkışlanası birşey. Kimbilir üzerinde çalışırken neler hissetti. Tabu olarak kalan ve genellikle üzeri kapatılan bir konu ensest. Ama böyle olmamalı, istismara uğrayanlar rahatça sesini çıkarabilmeli. Çocuklarımızın daha iyi bir geleceğe sahip olması için yaşanmış olanları bilmek, aslında en büyük zararın yakınlarımızdan da gelebileceği bilincinde olmak çok çok önemli. Böyle önemli bir konuyu ele alıp çıkardığı ortaya çıkardığı kitap için yazarı tebrik ediyorum.
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
Reklam