nisa

nisa
@eurydic4
part time reader
Tavanlarımızın birilerinin tabanı olması... O an dünyanın düzenini bu benzetmeden daha iyi anlatan bir şey olamaz diye düşündüm.
Reklam
Bana adımı kimin koyduğunu sordular. Anne ve babalarının kişisel tatminleri için biz çocuklarına koydukları zorlama isimleri taşıyan Sisifos'larız. Memur olacak insanlara Mira, Maya, Efes gibi isimler koyuyorsunuz. İsmimizin altında can veriyoruz. Bize ait olmadığı bariz adlarımızı ömrümüz boyunca birer mezar taşı gibi taşıyoruz ve yorulunca da altına kıvrılıp bir daha uyanmamak üzere uyuyoruz...

nisa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2024 00:00
·
2024 16. kitabı
Jack London
7.9/10 · 47,8bin okunma
"Düşün! Bize, matematik dünyasının kurgusal ve sonsuz olduğu öğretildi. Bunu kabul ederim. 1'den sonra 2 gelir dendi. Bunu da kabul ederim. Ama sonra, 1 ile 2 arasındaki sonsuzluğu düşündüm. Peki o nereye gitti? İrrasyonel sayılar varken bir sayıdan sonra diğer bir tam sayı nasıl gelebilir? Eğer 1'den sonra virgül konursa ve bunun da kıçına sonsuz sayı konabiliyorsa 2 nasıl gelir? İşte! Soru bu! Yanıtsız bir soru. Ve işte matematiğin hatası! Dolayısıyla matematik yok. Onun üzerine kurulmuş dünya düzeni de yok... Ama ben anlayabilirim. Anlayabilirim bu sorunu. Ve o zaman ortaya yaklaşık sayılar çıkar. Yani hiçbir sayı tam değildir. Hepsi tama yaklaşır. Ama varamaz. Demektir ki, 1,999...9'u bize 2 diye yutturmaya çalışan bir dünyanın çocuklarıyız. Ve dünya da aslında tam gibi görünürken, aslında bir irrasyonellik harikası. İşte bunun için hayat yoktur. Olsa dahi o da irrasyoneldir! Yani anlamsızdır. Ne bir başlama nedeni, ne de bir oluş nedeni vardır. Evrende uçuşan kocaman bir irrasyonellik. Tabii ki dünyanın bir anlamı olması gerekmiyor. Belki de onu anlamlandıran üzerinde yaşayan akıl sahibi yaratıklardır. Ama onların da bizi getirdiği nokta ortada.
Yaradılışımı, geleceğimi, çevremi, insanların farklılığını, duygularımın çeşitliliğini sorguluyordum. Kendimi dinlemeyi öğrenmekti bu yaptığım. Çünkü duyulabilecek kadar yüksek bir ses vardı içimde. Bunu fark edince, dünya üzerindeki bütün insanlar birden yok olsalar dahi yalnız kalmayacağımı anladım. Çünkü ağzımdan çıkan, başkalarının duyabildiği bir sesin yanında, içimde yankılanan ve kimsenin varlığından bile haberdar olamayacağı başka bir ses daha vardı.