Toplumda bir konuya ilgi duyan kişilerin sayısı azsa, derhal parçalanmaz bir kabuğun içine çekilip çeteleşmeye başlar. Sokaklarda birbirlerini tanıyıp bir sigara ya da başka bir şey isteyebilmeleri için kollarına, bacaklarına belirleyici aksesuvarlar akarlar. Hep böyle olmuştur. Parkalardan latekse kadar...
Cennetteki azizler saflıktan han ve güzellikten ayrılabilir miydi? Onların anlatılacak bir yanı yoktu. Ama ya çamurdaki azizler; işte asıl ebedi harikalar onlardı. Hayatı yaşamaya asıl değer kılan, onlardı.
O ana dek hiçbir ilahi kelam, hiçbir tanrısal alamet, hiçbir semavi işaret ulaşmamıştı kendisine. İlahi olan hiçbir şeye inanmamıştı. Hep dinsiz olmuş, rahiplerle ve ruhlarının ölümsüzlüğüyle tatlı tatlı dalgasını geçmişti. Bu hayatın ötesinde bir hayat yoktu ona göre; hayat o anda ve oradaydı, sonrasıysa sonsuz kör karanlıktı. Oysa kızın gözlerinde gördüğü şey ruhtu... hiçbir zaman ölmeyecek olan ebedi ruh.