Ev günlükleri 1
Küçük yeğenim eliyle silah oyunu oynuyor diyorum Ömer git İsrail'i vur ablası(İsra)'nı vuruyor. Hamza ordan İsra ile dalga geçiyor. "İsraa İsraill hahaha "diye İsra da Hamzaya "sen de amerikasın hahah" diyor.. bunları öveyim mi söveyim mi bilemedim. İsrail'in ve Amerika'nın kötü olduğunu bilmeleri övülmeye değer bence :)))
İş ev iş ev ev iş korkunç
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
gözleri taşıyordu yorgunluklarını, hüznünü. kendisi bir şey anlatmasa bile gözleri her şeyi anlatıyordu. öyle sıradan bir göz rengi değil. gördüğüm en mavi gözlerdi. uçsuz bucaksız bir okyanusa bakıp da, bilerek ve isteyerek o derinliklerde boğulmayı arzulamak gibiydi ona bakmak. ve ben, o yorgun hüzne ev sahipliği yapan bir çift mavi göze aşık oldum.
"İnsanın evi, anlaşıldığı yerdir."
Soğuk beton duvarlara sarılıyorum. Kalbimin içindeki ateşi bastırmaya çalışırken kelimelerim üşüyor. Fısıltılarımın duyulması için yalvarıyorum. Her derdimi bilen bu duvarlar beni anlasın istiyorum. İnsanlar beni yalnızlıkta iyileşmeye zorluyor. Boş bir duvara yalvarmanın acizliğini yaşıyorum. Ağlıyorum bu çaresizliğime. Kalbim kaldıramayacağı kadar yalnızlıkla sınanıyor. Yalnızlıktan korkardım. Alışıyor gibiyim. Alışmaktan daha çok korkuyorum. Sözcüklerimin gittiği yerde sıcak bir nefes isteyerek günlerimi geçiriyorum. Umutsuzluğumla baş edemiyorum. Karamsar düşünceler beni elinde oynatıyor. Kendime gelemiyorum.