Eğer öyle bir kitap okuyayım ki beni satır satır imgelerle doyursun, okuduklarımla büyüleneyim, olaylar bilincimde devinip büyüsün; katman katman sorgulatsın, sonraki bölümü iple çekeyim, yeri gelsin şaşırtsın yeri gelsin beynime acı verecek kadar haz verici absürd duygular tattırsın; Tim Burton filmleri tadında bir kitap olsun ve beni öyle sürüklesin ki her şey ne zaman aydınlanacak diye merakla sonunu gözleyeyim... diyorsanız işte tam da size göre bir kitap.
Hikaye, eski Ukrayna'da küçük bir Yahudi kasabası olan fakat ne yazık ki Holokost'a kurban giden diğer bölge kasabaları gibi izleri tamamen silinmiş, Trochenbrod ya da zamanında diğer bilinen adları ile Trohinbrod veya Zofjówka dan yola çıkarak isimlendirilmiş olan TrahimBrod adlı kasabadan Odessa'ya uzanıyor ve açıkçası bu kasabanın gerçekte var olması, binlerce kıyıma tanıklık etmiş bir bölgeden kitaba mekan olarak seçilmiş olması, bunu öğrenmemle birlikte tüylerimi diken diken etmişti.Tamamen yok edilmiş ve onlarca yaşanmışlığın silinip gittiği bu kasabanın insanları hakkında belki de hiç bilgi sahibi değilken, kitabında yeniden bu mekanı neredeyse yüz yıllık uykusundan uyandırıp, kendi karakter tasvirleri ile kurgulamış olması ve bu kurguyu büyüleyici imgelerle doldurması, daha önce hiç tanıklık etmediğim kadar fazla katmanlı hayal gücü ile okurlara sunması, ayrıca bunu 20'li yaşlarının başında yapmış olması Jonathan Safran Foer'e ve onun sınır tanımaz kalemine olan hayranlığımı tekrar arttırdı. Ben bu hikaye için ona sonsuz teşekkür ediyorum ve hikayenin genel hatlarından bahsetmek için ufak bir özet yapmak istiyorum.
Başlangıçta, ölü Yahudi akrabalarının izlerini sürmek için Amerikalı turistlere rehberlik hizmeti vermek amacıyla kurulan Atalar Turizm'in çevirmenliğini üstlenen Alexander Perchov (Alex) ve
Aptal birinin sersem bilincinde yansıyan tüm görkem ve hazlar, rahatsız bir hapishanede Don Kişot'u yazan Cervantes'in bilinci karşısında çok yoksuldurlar.
Sayfa 6 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Rütbe ve zenginlik farklılıkları herkese oynayacağı rolü gösterirler; ama bunlara asla içsel mutluluk ve hoşnutluk farklılıkları karşılık düşmez; burada da, herkesin içinde aynı zavallı saf adam vardır; elbette malzemesi herkeste farklı olan ama biçimi, yani asıl özü gereği herkeste hemen hemen aynı olan eza ve cefa içinde; derece farklılıkları bulunsa da, bunlar asla rütbeye ve zenginliğe, yani role göre ortaya çıkmazlar.
Sayfa 5 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu