Zihnim hafif bulanık da olsa yok diyorum, bugün güzel bir gün. Unutulmuş tarihlerime bir yenisi eklenmiş gibi hissediyorum ama bu farklı. Bu, diğerleri gibi unutulup gitsin istemiyorum. Bu biraz da içime işlesin istiyorum. Değer görmenin ne demek olduğunu tadınca insan, minnettarlığını göstermek istiyormuş bunu öğreniyorum.
İyi ki varsın, hep ol.
Bazen düşünürüm, yasaklar arasında ya yazmak da yasak olsaydı ne olurdu halimiz diye, ama hemen sonra bunu düşünmeyi bırakırım. Yazsam bile kim için yazıyorum? Okuyanların hepsi zaten neyin ne olduğunu biliyor, sorun okumayanlarda.
İnsanın bu denli acımasız olabilmesi için -bana kalırsa- saf kötü olmaktan başka bir olanağı yok. Kendi ülkemde, yaşamın ne olduğunu unutmuş bir konumdayım. Çok kinli ve kızgınım. Bazı insanların ölümünü tüm benliğimle arzuluyorum.
Neydi diye sordu,
Kanını kaynatan, içini kıpır kıpır eden şeydi dedim.
Neydi diye sordu,
Uğruna canını vereceğin, bir ay ayrılsan bir yıllık hasret çekeceğin şeydi dedim.
Neydi diye sordu,
Her uyandığında onun uğruna çalışacağın, uyuyana kadar onu izleyeceğin, bir saniye olsun ondan uzaklaşamayacağın şeydi dedim.
Sordu.
Senin sen olmanı sağlayan şey dedim.
Yılmadı, daha çok sordu.
Bir tehtid hissettiğinde dünyayı inleteceğin şeydi dedim.
Ne mi sordu? Vatan dedi, vatan neydi diye sordu.
Sensin, benim, biziz dedim.
Bu vatan bizim,
Bu vatan senin adın.
Adının kirletilmesine izin verme.