Riyazet (çile), iki türlüdür: Birincisi: yemekten ve içmekten, uykudan alıkoymaktır vücudu. Ama bunun açıldığı ikinci riyazet vardır, bundan geçilir ona, yani ilkin vücut, aç bırakılarak, susuz bırakılarak, uykusuz bırakılarak öbürünün kapısı çalınır: ruhun riyazetinin kapısı çalınır.
Sevgi budur. Seven, sevilene ateşinde yanıp kül olurcasına koşacaktır. Sevginin son noktası bu. Sevgide ebedîleşme bu. Sevileni doğrulama ancak böyle gerçekleşir.
Toplum açısından konuşursak, Nemrut zulûm demek. İbrahim de onun ateşinde yanmayan adalet. Adalet öyle bir altındır ki, zulmün ateşinde ancak tozu toprağı yanar: pası, katışık madenleri erir; o, ateşte saf hale gelir ve ateş söndüğü zaman en halis bir külçe halinde parlar, zaferini ilân eder.
Nemrut nefs demek, İbrahim de ruh, sembol diliyle veya sembollerin diliyle konuşursak. Ruh, nefsin ateşten arzularında yanmaz ve o narin kelebek kanatlarını andıran cevherini nefs ateşinden koruyabilirse insan kurtuldu demektir.