eliffa

Ulusalcı ayaklanmalar birbirini izliyordu ve sonuca ulaşmaya başlamışlardı. Bu tarihin garip bir cilvesidir: Restorasyon Avrupasında ulusalcılığın sindirildiği bir çağda Osmanlı ülkesi, ulusalcı ayaklanmaların başarısından dolayı dağılmaya doğru gidiyordu.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1831 sonbaharından itibaren Takvim-i Vekayi çıkarıldı. Türkçe, Fransızca ve zaman zaman da Ermenice, Rumca, Arapça nüshaları çıkmıştır. Dilinin sadeliği dikkat çekiciydi. Yönetimle yönetilenlerin ilişkisi arttıkça, sadece yayınlarda değil bürokrasinin yazışma dilinde de sadeleşmeye gidilmesi yalnız Osmanlı devletinde değil, her modernleşme geçiren ülkede bir kural gibidir. Takvim-i Vekayi yalnızca resmi tebliğ, berat veya fermanları yayınlayan veya protokol haberleri veren bir gazete değildi. Her tarafta yapılan bina, yol ve köprülerin meth-ü senadından tutun da, kaldırılan yeniçeri ocağı aleyhindeki kampanyayı besleyen uyduruk hikâyeler, Avrupa sanat ve kültür olaylarından haberler de siyasi haberlerin yanıbaşında yer alıyordu.
Cumhuriyetin tabibleri, fen adamları hukukçu, tarihçi ve filologları son devrin Osmanlı aydın kadrolarından çıktı. Cumhuriyet ilk anda eğitim sistemini, üniversiteyi, yönetim örgütünü, mali sistemini imparatorluktan miras aldı. Cumhuriyet devrimcileri bir ortaçağ toplumuyla değil, son asrını modernleşme sancıları ile geçiren imparatorluğun kalıntısı bir topumla yola çıktılar. Cumhuriyetin radikalizmini kamçılayan öğelerden biri de yeterince radikal olamayan Osmanlı modernleşmesidir. Bugünkü Türkiye’nin siyasal-sosyal kurumlarındaki sağlamlık ve zaafın bilinmesi, son devir Osmanlı modernleşme tarihini iyi anlamakla mümkündür.
Osmanlı imparatorluğu herhangi bir veya iki devletin siyasal tekeli altında değildi. Büyük devletlerin hepsine karşı güçsüzdü, ama denge politikası izleyecek kadar bir siyaset yapma yeteneğine sahipti.
“Curley de çoğu ufak tefek adam gibidir. İrikıyım adam görmeye dayanamaz. Kendinden iri adamlara sataşmadan edemez.”