10/10
·480 syf.··
2026 103. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:00
Far from the Madding Crowd was more than a love story for me. It is about love, pride and how our choices. I enjoyed the life book and Bathsheba. Also seeing how her relationships changed over time. I loved the countryside setting and the quiet atmosphere of the book. The story moves slowly but it fits the mood I believe. As some characters frustrated me this also made them feel more real. Compared to Pride and Prejudice, which I enjoyed more, Hardy's novel felt more serious. It lacks Austen's lively conversations, but both books are those days' NETFLIX dramas. Not every chapter worked for me, but the book left me a calm and beautiful sense of life. The life I really admire to have.
Far from the Madding CrowdThomas Hardy · Penguin Classics · 20034,395 okunma
Supergirl - Yarının Kadını
7/10
·216 syf.··
2026 2. kitabı
26 Haziran’da vizyona girecek olan yeni Supergirl filmi nedeniyle, hayatımda ilk kez bir Supergirl çizgi romanı okumaya karar verdim. Tercihim ise filmin temel ilham kaynaklarından biri olarak gösterilen Supergirl: Woman of Tomorrow oldu. Arka Bahçe Yayınları’nın siyah kapaklı özel edisyon baskısıyla okuduğum eser, ilk olarak çizimleriyle beni etkiledi. Bilquis Evely’nin çizimleri ve Matheus Lopes’in renkleri, hikâyenin en güçlü tarafı. Bazı sayfalarda durup panellere tekrar tekrar bakmak istedim. Uzayın genişliğini, yabancı dünyaları ve karakterlerin duygularını çok başarılı yansıtmışlar. Hikâye tarafında ise daha farklı düşünüyorum. Bana göre oldukça akıcı ve kendini rahat okutan bir macera olsa da, temelinde çok tanıdık bir intikam hikâyesi anlatıyor. Bu nedenle sürprizlerle dolu ya da çok katmanlı bir senaryo bekleyenler aradığını bulamayabilir. Hikâye yer yer klişelere yaslanıyor ve bazı gelişmeleri önceden tahmin etmek mümkün. Finalde de çizgi roman ve süper kahraman hikâyelerinde sıkça gördüğümüz bir durumla karşılaşıyoruz. Kötü karakterin öldürülmediği, daha farklı bir adalet anlayışının tercih edildiği bir son. Bu yaklaşım artık bana biraz fazla tanıdık gelse de, hikâye en azından karakterlerinin seçimleriyle bu kararı anlamlandırmayı başarıyor. Çizgi romanın asıl başarısı ise Supergirl karakterinde yatıyor. Burada karşımıza çıkan Kara Zor-El, sadece Superman’in kadın versiyonu değil. Yaşadığı kayıpların yükünü taşıyan, öfkelenen, hata yapan ve zaman zaman karanlık düşüncelerle mücadele eden bir karakter. Hikâyenin en ilgi çekici tarafı da buydu. Tom King’in yazdığı, Bilquis Evely ve Matheus Lopes’in görsel anlamda hayat verdiği bu eser, kusursuz bir hikâye anlatmasa da karakteri tanımak ve yaklaşan film öncesinde ilham kaynağını görmek isteyenler için
Supergirl Yarının KadınıTom King · Arkabahçe Yayınları · 04 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·376 syf.··
2026 98. kitabı
Soğuk bir zindanda işkence dolu günlere uyanan Evera Alfen, düşman topraklarına sığınmakla suçlanarak esir alınmıştır. En güvendiği insanlar tarafından ihanete uğrayan Evera, yıllardır halkı baskı altında tutan Seçkinler’in karşısında artık bir suçlu olarak görülmektedir. UKG serisine iyiden iyiye alıştım ben. Açıkçası sanki yuvada gibi hissediyorum. Distopya türünü gerçekten çok seviyorum. Farklı bir dünyada yaşamak ve o dünyanın kurallarına uymak hoşuma gidiyor. İlk kitapta evet evreni tanımıştım ama bu kitapta bambaşka bir boyutunu göstermiş yazar bizlere. Yuva’nın o karanlık tarafını ve acımasız kurallarını gördük. Tüylerim diken diken olmadı desem yalan olur valla. Everam da Everam, benim güçlü kekim. Keşke Yuva’ya geri dönmeseydi ama ne yapalım el mecbur. Bu kıza herkes mi ihanet eder yahu çok sinir oldum. Olven ve Aryan’a aşırı kuruldum, mimledim onları. İnsan arkadaşına göz göre göre ihanet eder mi valla pes. Rans, kurgunun başında göremiyoruz kendisi. Ben Rans’ı çok seviyorum ya bence hoş bir karakter Umarım üçüncü kitapta Evera ile aralarındaki çekim artar. Bu ikilinin birlikte savaşmasını çok istiyorum. Daha çok kaos daha çok kavga İsyancılar, her distopya kitabında olmazsa olmazlar. Açıkçası ben isyancılar topluluğuna da tam olarak güvenemiyorum bakalım üçüncü kitapta falan mutlaka bir şey çıkacak gibi hissediyorum.
Unutulmuş Kuşlar Göğü 2K. Kübra Berk · Artemis Yayınları · 2025202 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 16. kitabı
Reading witcher in english is fascinating. Even though its translated directly from Polish, English sometimes flattens the raw, gritty Slavic wit, but the dark atmosphere still punches through. I love how this book tears down pretty fairy tales. It shows a magical world ruined by ugly human realities such as injustice, racism, and violence. It proves that no matter the universe, human nature always brings the same disgusting problems. Since I’ve played all the games, I didn't have to build this world from scratch. I felt like I was returning home, totally immersed from page one. Plus, every character is so distinct you instantly adopt them. Dandelion, especially, is brilliant, his dramatic bard energy perfectly balances the grim reality. The core of the book for me is Geralt. He acts like a heartless mutant who only kills for coin, forcing himself to believe he has no feelings because society expects him to be cold. But underneath, he is incredibly soft hearted. I related to him deeply. People often call me emotionless too. But I know how much I actually care. When it matters, sometimes I act way more thoughtful and genuinely considerate than the people who constantly brag about how sensitive they are. Like Geralt, being guarded doesn't mean you don't feel. Some dislike that this is just a collection of scattered short stories, but I think it’s the perfect, low pressure gateway into the universe. It’s a fun, easy read that makes you feel both the darkness of the world and the hidden warmth of its hero.
The Last WishAndrzej Sapkowski · Gollancz · 20204,285 okunma
5/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:30
I never thought that one day I would read and finish this book, but here I am — I read it, I finished it, and just as I expected, it turned out exactly that way. The Love Hypothesis is a book full of clichés but with the “I’m going to break the clichés” kind of attitude. I’m not even sure where to start. I don’t know if I actually liked the book, but I enjoyed reading it. It flowed really well, so I can’t complain about that part. However, Olive constantly talking about how big Adam was started to annoy me. I wanted to tell her, “Yes, we get it, he’s a big guy. You don’t have to remind us every ten seconds!” After that, their dialogues… I don’t know, they felt really ridiculous to me. It was less of a romantic comedy and more of a romantic nonsense kind of story. But it was the type of book that didn’t require much thought, was easy to read, and flowed nicely. I already know that once I finished it, I wouldn’t think about it again. The movie adaptation is coming. I’m not sure if I’ll watch it, but maybe I will just to clear my mind and have something easy to watch. Bir gün bu kitabı okuyup ve bitireceğimi hiç düşünmezdim ama işte buradayım, okudum ve bitirdim ve tahmin ettiğim gibi oldu. Klişelerle dolu ama ben klişeleri yıkmaya karar verdim havası ile love hypothesis kitabı. Nereden başlasam emin değilim. Kitabı beğendim mi, ondan bile emin değilim ama okurken keyif aldım, yani akıp gitti okurken. O kısımda bir sorun yoktu ama olive'in sürekli adam ne kadar büyük demesi sinir bozucuydu. Kendisine gidip evet anladık, o büyük biri. Bunu her on saniyede bize hatırlatmana gerek yok! Sonrasında aralarındaki diyaloglar, bilmiyorum çok saçma geldi. Romantik komediden çok, romantik saçmalıklar üzerine bir kurguydu ama kafayı yormayan, akan ve bittiğinde bir daha
The Love HypothesisAli Hazelwood · Berkley Books · 20214,954 okunma
Neden bu kitabın puanı diğer kitaplara göre düşükmüş anladım.
Puan vermedi·360 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 11:29
Ama NEDEN... UNUTULMUŞ KUŞLAR GÖĞÜ - 3 #kitapyorumu Yine ben... Bu seriye birden fazla gönderi yaptım ve daha da yapacak gibiyim çünkü RANS ve EVERA'ya aşığım. Zaten konuyu bir önceki posta uzun uzun anlattım o yüzden UYARIYORUM bu bir SPOİLER içeren eleştiri yorumudur! Öncelikle bu seriyi ne kadar sevdiğimi anlatmama gerek olmadığını belirtmek isterim çünkü zaten ilk iki kitaba 10 tam puan vermemden ve hiç beni rahatsız eden bir konuya değinmememden anlamış olmalısınız. (Çünkü benim KEŞKE bu olmasaydı demeden yazdığım kitap incelemesi yok denecek kadar az.) Yani eğer gerçekten on vermişsem her şeyiyle beni kendine hayran bırakmıştır demektir. O yüzdendir ki o muhteşem iki kitaptan sonra bu kitabın sonu beni hayal kırıklığına uğrattı. Sadece sonu da değil aslında... Durun baştan anlatayım siz de haksız mıyım beni aydınlattın. Öncelikle kitabın başlarını çok sevdim. Daha önceki postta dediğim gibi, kitabın Sallida'yla başlaması beni üzdü çünkü ben Rans ve Evera’yı özlemiştim ve sonlarının öyle biteceğini düşünmek beni çok üzmüştü. Ona rağmen bir an da ortaya çıkan Sallida ve ona eşlik eden Kran! Offf muhteşemdi. Aralarındaki uyum ateş ediyordu. Ki Kran'da bir şey olduğunu bilmemize rağmen ikilinin enerjisi, elektriği en iyi yazarların bile yakalaması zor bir başarıydı. Biz buradan 3 kitaplık yeni bir; "Düşmandan Aşka" beklerken yazar bir ters köşe yaparak onlara o kadar hazin bir son yazdı ki şok oldum. Böyle bir uyum nasıl harcanır inanamıyorum. Hadi tamam diyip yola devam ettik Evera uyandı, onun gibi başka çocuklar olduğunu öğrendi, Sallida'yı buldu. Sallida annesi için Evera çocuklar için yola düştü. Offf dedim her şey yeni başlıyor çok heyecanlı! Yine en tepeye çıkıp yere çakılmışız gibi bir an da her şey BAŞA döndü. Ben burada o kadar şaşırdım ki anlatamam.
Unutulmuş Kuşlar Göğü 3K. Kübra Berk · Artemis Yayınları · 202627 okunma