Kimsenin kendine ait bir zamanı yok. Kimsenin kendi acısı yok, anısı yok, arzusu yok. Herkes koronun en ortasında en yüksek sesi çıkarmak için çırpınıyor. Oradan nereye gideceğini bilmiyor. Kalabalıkla birlikte o da bağırıyor.
Ceketimi çıkarıp üstüne örttüm, sımsıkı kucakladım. Böylece bir güç hissettim içimde, kendi gözümde büyüdüm. Bir kimseye karşı bu denli içimin kaynayacağını, birini korumanın, yakınlık göstermenin bu denli hoşuma gideceğini hiç bilmezdim. Kulağına eğilerek 'Kimsenin seni üzmesine göz yummayacağım; selvi boylum, al yazmalım benim' diye fısıldadım.