Bize Her Mevsim Mustafa Kemal Atatürk
İlkbaharın adını ilk defa kitaplardan öğrendim O sayfalarda başka bir memleket vardı Havanın kokusu bile daha berrak yazıyordu Bir öğretmenin tebessümüyle açılan okullar Tarlalarda başakla aynı ritimde yürüyen insanlar Yoksulluğun bile utangaç durduğu bir vakit Atatürk’ün nefesi hala ülkenin üstünde geziniyor gibi Yaza geldim… Kitaplarda güneşin bile daha aydın yandığını okudum Mavi denizler, geniş yollar, başı dik bir kalabalık Her işte emek, her adımda umut Sanki gökyüzüne bir düzen çizilmiş Ve her çocuk o düzenin altında büyüyormuş Ben bakınca bugünün sokaklarına Yüzlerdeki sahteliği ilk orada fark ettim Sonbahar… Eskiden şairlerin en çok sevdiği mevsimmiş Düşen yapraklar bile bir müjde taşırmış Rüzgar dağıtırmış ama yıkmazmış Dal kırılırmış ama inanç kırılmazmış Ben sayfaları çevirirken anladım Boynu bükük duran bu sonbahar Benim tanıdığım sonbahar değil Atatürk’ü uğurladığımız günden beri Rüzgar bile başka esmeyi öğrenmiş sanki Kışa geldim… O eski kışların fotoğraflarını gördüm
cizira botan
Ez hatim bajarê evînê Min berê xwe da ba Mem û Zînê Cihkî ava kim ez ê ji xwe re Ji bîr bikim hemû kul û keseran..
Kurdî
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kovulduğun evin eşiğinde oturmaktır aşk. Oysa sevgi, bir evin çiçekli balkonudur. bunları konuştuk
AŞK BÖYLE BİRŞEY Merhaba dünya, merhaba sana. Yeniden güne başlamalı Leylam ile. Leylam derken bile ne mutlu bana. Evin dört yanı nasıl da güzel kokar oldu. Ahh, tabii beyaz; Şu beyaz güllerin kokusu bitiriyor beni. Hah, işte masamda duruyor; O resim, o cazibeli resim. Bu kız nasıl bir varlıktır yahu ? Neşe mi desem, huzur mu ? Bu ne güzel duygudur, Allah’ım. Hava da Leylam kokuyor. Evet, güneş tepemde; yine seni soruyor, Tebessüm edip duruyor. Selam olsun size, karşı kahvenin dayıları. Selam olsun sana, Kemal abim. Selam olsun sana, kedicik. Selam olsun size de çocuklar. Unutmayın, Leylama da verin selamımı. Ağaçlar, kaldırımlar, uçan balonlar… Unutmayın. Şimdi sana sesleniyorum, iffetli kadın; Çatık kaşlı, gamzeli kadın.
kafamda bir ev kurdum, içine hayalini koydum. kapısını gözyaşlarımla boyadım. duvarları hayal kırıklıklarımla ördüm. evin karşısındaki mezarlığa da artık yürekte acı tat bırakan aşkımızı gömdüm. şimdiyse geceleri bir ezan vaktinde ağıtlar yakıp dualar okurum orada yatan aşkımız için. bana olan sevgin arkada kalmasın sevgilim.
talan olmuş bir evin balkonundan bana gökyüzüne baktıran şey sendin.