Âşıkdaşlık değil arkadaşlık
6/10
·128 syf.··
2026 40. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:43
Bu kitabın sağ tarafı bir kadına, sol tarafı ise bir adama ait günlük sayfalarından oluşuyor. Fikir çok güzel ama kitabı okumayı bu kadar zorlaştırmaya gerek var mıydı bilemedim. Bir kitaba kolay kolay beğenmedim demeyi sevmiyorum ama gerçekten bu kitabı hiç sevemedim. Anlatmaya ve dinlemeye ihtiyacı olan iki insanın sohbetlerinden oluşuyor kitap. Olayları iki farklı bakış açısından görebiliyoruz. Fakat bana hitap etmedi pek... Derya'nın abisiyle olan toksik? ilişkisini okumak beni rahatsız etti. Suzan'ın gerçekçilikten uzak aşk hikayesi, Ekmel Bey'in karamsarlığı içimi baydı.Sohbet ettikleri o ağır, eski evin içinde resmen ben de boğuluyordum. Kitap benim doğum günüm olan 10 Aralık tarihinde sonlandı. Benim için hoş bir ayrıntı oldu. :) Okuyacaklara keyifli okumalar diliyorum.
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
10/10
·336 syf.··
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:15
1940 yılında Avrupa’da savaş patlamışken New York’ta ikamet eden bir grup bohem sanatçı, Brooklyn’de bir ev tutmaya karar verir. Ev büyüktür, bakımsızdır; Viktoryen dönemden kaldığı için döküntüdür ancak eski zamanların görkemini yansıtan bir çekiciliği vardır. Evi önce üç kişi kiralar: İngiliz şair W. H. Auden, genç romancı Carson McCullers ve Harper’s Bazaar dergisinin editörlüğünü yapan, dönemin kültür dünyasında popüler bir isim olan George Davis. Evde ilk başlarda kalorifer tesisatı bile bozuktur, pek çok eksik vardır; ancak tadilat devam ettikçe kısa sürede evin kadrosu kalabalıklaşır, dönemin gözde isimleri gelip kalmaya başlar. Çoğu, Paris’in işgaliyle gemilerle Avrupa’dan kaçmış mültecilerdir; 1920’lerdeki ve 1930’lardaki özgürlükçü, sanatsal Paris’in Nazi işgali altında çöküşünün yasını tutarlar. Sherill Tippins’in deyişiyle ev, Nuh’un gemisine dönmüştür. Broadway’de sahneye çıkan burlesk sanatçısı ve striptiz kraliçesi Gypsy Rose Lee’nin gelip yerleşmesi eve renk katar, onun gelişi magazin basınının da ilgisini eve çeker. February House, savaş atmosferinde bunalan sanatçıların birbirini desteklediği, üretmeye teşvik ettiği bir sığınak olur. Sakinlerinin çoğunun doğduğu ay şubat olduğu için Anaïs Nin bu eve "February House" ismini verir. Thomas Mann’ın çocukları da gelip burada kalır; biseksüel bir çift olan Paul ve Jane Bowles da fırtınalı evliliklerinin bütün tartışmalarını burada sürdürür. Carson McCullers aşk acısı çeker ve Gypsy’nin kollarında teselli bulur; ikisinin ismi magazin basınında "kim kiminle" tarzında dedikodu haberlerinde geçer. Bu eve bir bakıma "queer evi" de diyebiliriz aslında; çünkü dönemin baskıcı ortamında bu yaratıcı insanlar, kendilerini özgürce ifade edebilecekleri sıcak bir mekân bulabilmişlerdir. Şunu itiraf etmeliyim ki içinde
Edebiyat
February HouseSherill Tippins · Mariner Books · 20061 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 10:02
Jack London'ın " Anna Karenina" tarzı kitabı. Dick Forest küçük yaşta yetim kalır. Çiftlik ve büyük bir para miras kalır. Varis gözetiminde okulu, profesör ve öğretmenlere özel ders önererek, erken bitirir. Geleneksel yöntemlerden çok bilime dayalı deneysel yöntemlerle çiftliği büyütür ve daha önce görülmemiş hayvanlar yetiştirir. Bir çok yeteneği olan Paula ile evlenir ve 12 yıllık evlilikleri boyunca macera dolu hayatları olur. Dick'in yakın arkadaşlarından Graham bir kitap yazabilmek için misafir olarak gelir ve Paula'ya aşık olur. Zamanla Paula'da Graham'ı sever. Kitap Dick - Paula - Graham arasındaki aşk üçgenini anlatıyor. Diğer Jack London kitaplarına göre biraz gölgede kalan bir kitap.
Büyük Evin Küçük HanımefendisiJack London · Maya Kitabevi · 2018241 okunma
Kuru Gözle Çıkamadığım Kitap..
10/10
·304 syf.·
2026 87. kitabı
Ben nasıl bir kitap okudum arkadassss, içinde yok yok.. Sevgi, merhamet, acıma, inanç, kayboluş, yalnızlık, öfke, sessizlik, sevinç, huzur, umut.. Söyleyin bana kaç kitap tüm bu duyguları bağrında saklayabilir, kaç bahçe böyle çiçekleri gözlerinize serebilir, kac insan hepsini adım adım size sunabilir?.. Gözyaşlarıma hâkim olamadım.. arkada çalan "Rodrigo' nun gitar konçertosu" eşliğinde.. Meğer ne kadar acıkmışım duygu seline, beni boğacağını bile bile nasıl kulaç atmışım dalgalara, yine o suların yoğunluğunda nasıl da nefes alabilmişim, heyhat! Hayret.. Eseri okurken gözlerimin önüne gelen ayetlere ne demeli.. Tam sabrın tükeneceği yerde; "Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır." (İnşirah suresinin 5,6 Ayetlerinin yüreğime su serpmesi.. Eşlerin birbiri içinde uyumlarını gördükçe; aklıma gelen Rum süresinin 21. Ayeti.. "Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet koyması da O'nun ayetlerindendir." Kitabı okurken sanki boğulma riski sonrasında dalgalar beni kıyıya vurmuş, güneş tepeden kızıllığını göstermiş, ben kıyıda sırt üstü uzanmış, gözlerimi hafifçe kısarak güne bakıyorum.. derin ve aralıksız nefes alıyorum, ellerim kumların sıcaklığını okşarken yaşadığıma sonsuz hamd senâlar ediyorum, çünkü bu eserden kuru bir gözle, hafif kıvrılmayan bir dudakla, heyecanla atmayan bir kalple çıkamayacağınıza kefil olabilirim.. #Umut serisi denen bu eserin öncesinde yazarın Yusuf Yüzlü Demir Yürekli kitabıyla tanışmama vesile olan hayatıma soğuk bir kış günü ellerim soğuktan titrercesine usurken, ve çaresizce gözlerim boşluğu tararken güneş gibi doğan esraSultan'ıma çok teşekkür ederim.. kış soğuğunda güneşin değeri ne ise, ya da harlı bir odun ateşinin yüzüme vuran sıcaklığı ne ise, EsraSultan'ında küçücük çocuk
Asi ve MaviŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2019592 okunma
10/10
·233 syf.··
2026 25. kitabı
Merhaba sevgili okur ailem Bazı hikâyeler vardır, bittiğinde sadece kitabı değil; içinde taşıdığı duyguları da kapatırsınız. Masumiyetin Yükü benim için tam olarak böyle bir okuma oldu. Çocukluğumuzdan beri duyduğumuz “Seni leylekler getirdi” cümlesinin aslında bu hikâyede ne kadar anlamlı bir yere oturduğunu görmek beni çok etkiledi. Yazarın hikâyeyi bir leyleğin gözünden anlatması, kitaba alışılmışın dışında, masalsı ama bir o kadar da gerçek bir hava katmış. Leylek; yuvasını kurduğu evde yaşananlara tanık olurken bize insanların sevgilerini, kırgınlıklarını, hatalarını ve içlerinde taşıdıkları yükleri de gösteriyor. Sema, Aram ve Nurullah arasındaki karmaşık hikâye; aşk, sadakat, seçimler ve sonuçları üzerine düşündüren bir yolculuğa dönüşüyor. En çok etkilendiğim noktalardan biri, leyleklerin sadece birer kuş olarak değil, adeta yaşananların sessiz şahidi ve bilgesi gibi işlenmesiydi. Göç ederken evin acılarını, sırlarını ve yüklerini alıp gittiklerini; geri döndüklerinde ise yeniden başlamayı simgelediklerini hissettim. Bazen hayvanların gözünden baktığımızda, insanlara dair çok daha fazla şey öğreniyoruz. @ahmethasimguler_ kaleminden okuduğum Masumiyetin Yükü; hüzünlü, düşündürücü ve uzun süre akılda kalan bir eser oldu. Leyleklerin kanat çırpışında saklı bu hikâyeyi çok severek okudum. “İnsan kalbindeki boşluğu sevgiyle doldurmazsa, orası zamanla başka şeylere dönüşür…” .
Masumiyetin YüküAhmet Haşim Güler · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 20268 okunma
9/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2026 183. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 20:05
"Seni leylekler getirdi " çocukluğunda duymamış olan var mı? Leylek galiba toplumumuzda umut,sevinç getiren hayvanların başında geliyor ki böyle bir cümle kurulmuş . Bu kitabı da farklı kılan bu .Hikayeyi bir leyleğin anlatması. Alegorik anlatımıyla dikkatimi çeken bir kitap oldu Masumiyetin Yükü.. Leylek ,anne ,babası ,kardeşiyle yaşamı öğrenmeye çalışıyor. Güçsüz olan kardeşlerini kaybediyor.Ben bununilk duyduğumda çok üzülmüştüm ama doğal seleksiyon hayatın her alanında gerekli galiba ..Leylek bir taraftan kendi ailesini anlatırken, bir taraftan da yuvalarını yaptığı evin içinde yasananlara tanık oluyoruz. Sema bir Ermeni genci olan Aram la aşk yaşıyor. Ama Ermeniye kız verilmiyor oralarda .Nurullah da okuldan beri Semaya aşık. Onla evlendiriliyor .Serdar dünyaya geliyor. Ama Sema hala Aram ı seviyor .Arada görüşüyorlar. İhanet fitili ateşliyor. Leyleklerin de yükü artıyor. Çünkü leylekler yuva yaptıkları evin derdini ,tasasını alıp götürüyor göç ederken, üç ay Afrika da dinlendikten sonra tertemiz ,masumca ,temizlenmiş olarak geliyorlar aynı eve .. Bakalım geri geldiklerinde neler olacak ? Çok hoşuma gitti bu hikaye. Leylekler resmen bilge kişi gibi .Doga olaylarında kadar mükemmel ki her şey yolunda ,her şey olması gerektiği gibi ... Fabl okumayı çok severdim küçükken ,aynı hislerle okudum kitabı... Hayvanlardan öğreneceğimiz çok şey var bizim.. Kitapla kalın dostlar.... Masumiyetin Yükü Ahmet Haşim Güler
Masumiyetin YüküAhmet Haşim Güler · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 20268 okunma