Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.
Düşlerin, uyku esnasında ruhun bedenden ayrılıp çeşitli yerlere gitmesinin bir eseri olduğu malumdu; uyku esnasında ruh bedenden ayrılıp diyar diyar gezdiğine göre, ruhun zaten gidebildiği bu yerlere bir de bedenin kalkıp binbir zahmetle gitmesi abes olurdu.
Yirmi yıl sonra o çocuk da bir gece treninde geçecek mi kurabiye sattığı istasyondan.Kim bilir,neden olmasın.Nazım'ın, o en sevdiği dizesi geldi aklına:"Herhal, ilerdedir yaşanacak günlerin en güzelleri." "Hayır, kesinlikle Hayır.Duygusuz falan değilim ben.Duygusuz adam nasıl devrimci olur! Geçmişe değil, geleceğe dönüğüm, hepsi bu kadar."