'
Bugün sizlere müthiş bir kitaptan bahsedeceğim: Bir Adam Yaratmak!
.
Bu kitap için Burhan Toprak "eli yakacak, onu tutan eli ateş tutmuşa döndürecek eser" diye bahsediyor. Kitabı okumaya ilk başladığımda bu sözlerin biraz mübalağa olabileceği geçmişti aklımdan. Evet eser baştan sona muazzam ancak ilk başlarda böyle düşündüm ta ki baş karakterimiz Hüsrev'in ruh buhranları, acı çekişleri, hayata-ölüme karşı serzenişlerine şahit olana kadar. İşte o zaman hak verdim Burhan Toprak'a.
Kitapta Necip Fazıl o kadar iyi ruh tahlilleri yapmış, vaziyeti o kadar güzel anlatmış ki zaman zaman kitaba kısa bir ara verip olanı biteni sorgularken ve dahası bir anda Hüsrev'in çektiği acıların içinde onunla acı çekerken buldum kendimi. Bir yanımla ben de huzursuzdum hep.
Lafı uzatmayayım. Necip Fazıl'ın bu piyesini okumanızı ve sonrasında izleminizi şiddetle tavsiye ediyorum. Asla pişman olmayacaksınız.
Son olarak Bir Adam Yaratmak için "Bu bir eser mi, şaheser mi?" diye soruluyor, Necip Fazıl ise şunları söylüyor:
Eser olmaya hayır, bu bir sıradan eser değil!
Şaheser olmaya gelince...
Acaba, o da ne demek?