Evren Özer

Ordular , ilk hedefiniz Akdeniz'dir , İleri!
Ege Denizi olmasına rağmen Atatürk neden Ege denizi demiş? Efendim , o tarihte Ege Denizi yoktu ki M.Kemal Paşa böyle desin! Ege Denizi'nin Osmanlı coğrafyasındaki adı öz Türkçe "Adalar Denizi" idi. Sonradan bir takım Atatürk'ün çevresine yapışmış cahiller , Egeliler denen kavmin Türk asıllı olduğunu söyleyerek canım Adalar Denizini'ni Ege Denizi yaptırdılar ( halbuki Ege , Yunanca bir kelimedir) . Osmanlı ve Cumhuriyet'in 1930'lara kadar olan bütün haritalarında ve coğrafya kitaplarında Adalar Denizi görülür. Not - Burada yazarın referans verdiği grup Mavi Anadoluculardır (Sabahattin Eyuboğlu, Azra Erhat ve Vedat Günyol en önde gelen temsilcileri).
Sayfa 18 - Ötüken·Kitabı okudu
Tarih
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Lloyd George
Paris'te Osmanlı delegelerini kabul eden azılı Türk düşmanı İngiltere Başbakanı Lloyd George şunları söyledi Bize savaş açarak 2 yılda bitecek savaşı 2 yıl daha uzattınız. Rusya İmparatorluğunun yıkılmasına sebep oldunuz . 2 milyon askerinizi cephelerinizde tutarak yüzbinlerce askerimizin kaybını ve milyarlarca sterlin sarfımıza zemin hazırladınız. Cezanızı çekeceksiniz.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Tarih
Örümcek Ağı
Hıristiyan kıssalarının birinde bir örümceğin, Meryem ile Yu_ suf, Kral Herod'un adamlarından kaçarken, bebek İsa'yı nasıl sak_ ladığı anlatılır: Yusuf, iki yaşından küçük tüm erkek çocukların öl_ dürülmesini emreden Herod'dan kaçarlarken, dağların tepesinde Meryem'in dinlenebileceği bir mağara bulur. Roma ordusu yakınlar_ dadır ve etrafı aramaya başlarlar. Fakat İsa'nın içinde uyuduğu mağaranın girişinde sık bir örümcek ağı görünce, ağın günlerdir bozul_ madan orada bulunduğunu düşünüp geçip giderler.
Batıl İnançlar
Karamanoğulları’nın Yardımcı Birliği
On altıncı asrın tarihçisi Hoca Sadettin Efendi’nin aktardığına göre OsmanlIlarla birlikte gazaya katılması için gön derilen Karamanoğlu beyliğine ait savaşçılar, Osmanlı ordu sunda şaşkınlığa sebep oldu. Hoca Sadettin Efendi, gönderilen askerleri “Karamanoğlu beyinin utanmadan ordu diye derle yip gönderdiği bir nice kılıksız kıyafetsiz zavallı” diye tanımlı yordu. Çünkü gelen askerlerin bindiği atların kuskun kayışları yoktu, kimi tahtadan yörük eğerleri üzerine oturmuşken ki minin üzengileri deriden yapılmıştı. Hatta pek çoğu kılıçları nı bellerine iplerle bağlamışlardı. Sultan Murad Hüdavendigâr da bu manzarayı gördükten sonra alaylı alaylı gülümseyip ya nındaki komutanlarına dönerek: “Askerimizin bir maskarası yoğ idi. Cömertliğiyle ol hizmeti de Karamanoğlu görmüş!” diyecekti
Osmanlı Tarihi
Makber’in Hikayesi
Makber, osmanli’nin son döneminde Abdülhak Hamid tarafından kaleme alınmış dokunaklı bir şiirdir. Öyküsü de şiir gibi dokunaklıdır. Abdülhak Hamid, 1883 yılı nın Ekim ayında baş şehbender olarak tayin edildiği Bombay’a giderken eşi Fatma Hanimi da beraberinde götürmüştür. Ve reme yakalanmış olan Fatma Hanimin sağlığı burada daha da bozulmuş, İstanbul’a dönmek için bindikleri gemide hastalı ğı daha da ilerlemiştir. Bu durum üzerine Abdülhak Hamid ve eşi İstanbul’a kadar gidememiş, Beyrut’ta vali olan ağabeyi M '«s Abdülhak Nasûhî’nin evine gitmiştir. Fakat, Fatma Hanım bu rada vefat etmiş ve buraya defnedilmiştir. İşte Makber adıy la bilinen ünlü şiir, Abdülhak Hamid’in Beyrut’ta kaldığı kırk gün içinde eşini kaybetme travmasıyla yazdığı bir eserdir.
Edebiyat