Güleç bir how are you, çekingen bir good. Geçmişe dair bir pişmanlık, geleceğe yönelik bir umut. İngilizce dersinde yanındaki sarışın yerine kara tahtaya baksaydı (ki bu tahta aslında çoğu okulda yeşildir) Amerikalı ortaklarla konuşup ortak bir nokta bulabilirdi.
Hareket etmeden dursam, bir çerçeve alsam elime, fotoğrafımı çekip kızıl saçları melankoliyi, elmacık kemikleri ressamın elmayı sevdiğini anlatıyor deseler. Yeni boyanmış duvardaki sekiz puntolu yazıyı okuyup hakkımda yanıldıklarını anlasalar. Anlamazlar. Kendi uydurdukları daha inandırıcıdır çünkü.