Zaten bu hayatta özlem duyacağım kadar
beni üzebilecek ne kaldı ki? Aslında
hapishanenin karanlık gündüzü ve kara
ekmeği ; kürek mahkumlarına çok az miktarda verilen çorbaya benzer yemek, horlandığımı görmem, o kadar eğitim almış birisi olmama rağmen, gardiyanlar ve diğer mahkumlarca aşağılanmak, sohbet edebileceğim ve anlattıklarını dinleyebileceğim özellikte bir
insan görememek, yapmış olduğum ve bana
yapılacak olan şeylerden dolayı tedirgince
ürpermek. İşte celladın elimden alabileceği
bütün servetim budur.