Nergis’in sözünü ettiği kapalılığı, yaşamaya engel olan o gerginliği Umut’tan dolayı çok iyi biliyor. Çocukken saplanan bir ağrı yüzünden iki büklüm olan, kıvranan insanlar.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Önemli olan öğretmenin sorusuydu aslında. Çünkü edebiyat bu soruyla başlar. Sana anlamsız gelebilir ama ben bu soruyla birlikte kompozisyonu yazanın gerçekten de ‘başka biri’ olduğunu ve bu başka birinin içimde bir yerde olduğunu,benim görüp işittiğimi bile fark etmediğim şeyleri görüp işittiğini, sonra da kah kendisi köle olarak kah beni köle kılarak yazdığını ilk bu soruyla keşfetmiştim.”
….
Ama önemli olan bu değil. Önemli olan şu: Başak’ın söylediklerini o zaman fazla edebi bulmuştum, oysa şimdi onun içinde ‘başka biri’ olduğu düşüncesi bana rahatlatıcı geliyor.
Kitabı 90 yaşındaki birinin 14 yaşındaki kıza aşık olmasından dolayı beğenmedim desem daha doğru olur. Aşk adı altında sapıkça düşünceler masumlaştırılmaya çalışılmış. Sinirleniyor insan. Ancak sakinleşip düşündüğümde gerçek hayat da bunun benzeri ne yazık ki.
Anlatım tarzı yine pek sarmadı. Kırmızı pazartesinde de böyle olmuştu. Durağan bir anlatımının olduğunu düşünüyorum. Bazen anlaması güç cümlelerle akış duraksıyor.
Kitap içinde geçen “seks insanın aşkı bulamadığında elinde kalan bir tesellidir” cümlesi üzerine kuruluydu sanki. Beni adı cezbettiği için okudum. Lakin okumasanız da olur.