Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Talim,terbiye, iyi örnek, bunların hepsi geçici şeylerdir. Ve çevre değiştirmedikçe, insanın değişmesine imkân yoktur. Bu küçük mülâhazadan, Türkiye'deki yenilik ve garpçılık hareketlerinin, neden başarısızlığa uğradığı sorununa kadar çıkabiliriz.
Anlıyorsunuz ki bu eser, benliğimin çok derinliklerinden, adeta kendi kendine sökülüp koparak gelmiş bir şeydir. Bir şeydir, diyorum zira ne bütün manasıyla bir roman,ne bütün manasıyla bir sanat ve edebiyat işidir. Hele politika denilen gündelik davalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Harari’nin 21. Yüzyıl Analizi: Büyük Sorular, Eksik Cevaplar
Harari’nin "21. Yüzyıl İçin 21 Ders" kitabını bitirdim. Kitap boyunca teknoloji, siyaset ve hakikat üzerine kurduğu mantık epey sarsıcı. Ancak özellikle "anlam" ve "çözüm" kısımlarında sunduğu bakış açısının, insanın derinliğini ve iradesini açıklamada yetersiz kaldığı kanaatindeyim.
Kitaptan notlar ve itirazlarım:
Teknoloji Bir Amaç Değil, Araçtır: Yapay zeka ve algoritmalar hayatımızda daha etkili olacak. Ancak burada asıl belirleyici olan teknolojinin kendisi değil, onu elinde tutan insanın ahlakıdır. Makine nihayetinde kodla çalışır; o kodu yazan insan "iyi" ise teknoloji doğayı ve insanlığı koruyan bir araca dönüşür.
Bilgi Çok Ama "Öğrenmeyi Öğrenmek" Eksik: Bilgi çağındayız ama hangisi doğru, hangisi güvenilir ayırt etmekte zorlanıyoruz. Bir öğretmen olarak kanaatim; eğitimin artık bilgi yüklemekten ziyade, o veriyi eleştirel düşünme ve akıl yürütme filtrelerinden geçirme becerisi kazandırmak olduğudur.
Özgür İrade ve Sorumluluk: Harari insanı "hacklenebilir bir algoritma" olarak konumlandırsa da, insanın sadece biyokimyasal süreçlerden ibaret olmadığını düşünüyorum. İyilik de kötülük de içimizde mevcut; bizi insan kılan ise bu iki uç arasındaki tercihimiz, yani irademizdir.
Kendini Bilmek: Harari finalde çözümü bireysel bir gözlemde (meditasyon) arıyor. Oysa kadim düsturumuzda "Kendini bilen, Rabbini bilir" deriz. Kendini bilmek, dünyadan el etek çekmek değil; bilakis sorumluluğunun farkına varıp dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için o "idrak" ile harekete geçmektir.
Sonuç olarak; Harari’ye göre çoğu değerimiz birer "kurgu"dan ibaret olabilir. Ancak ben, insanın bir anlam bulmadan tatminkar olamayacağına inanıyorum. Mevcut düzen sosyal adaleti zorlaştırsa da, iyiliği ve güzelliği yaşatma