Sevgili dost,
Mektubun tarihine girip talihini unuttuk. En son ne zaman mektup yazdığımızı, en son ne zaman mektup aldığımızı hatırlayabilsek, belki mektubun talihini değil ama talihsizliğini hatırlayacağız.
Sevgili dost,
Bir zarfı açmak kadar kalbi titreten ne vardır. Zarf mahremiyettir, mahrem olmasa da satırlar. Bir köşeye çekilinir, yalnız okunur mektuplar.
Haram olan her şey, içki gibi sarhoş etseydi, kimin ayık kimin sarhoş olduğunu işte o zaman anlayabilirdik.
Gıybetin, yalanın, iftiranın, dedikodunun, riyanın, kibrin insanı sarhoş ettiğini bir düşün hele cancağzım. Memlekette ayık adam bulabilir miydik?
Memleketi de boş ver, kendini bir tartıver bu terazide. Bir günde kaç saat ayık olurdun?