"Babalarım.” dedi Harold hâlâ yürümeye devam ederek ve dinleyip dinlemediğimi hâlâ önemsemeyerek, “herkesin içinde bir
karanlık kavanozu olduğunu söyler. Herkesin. Doğduğumuzda, kavanozun kapağı sıkıca kapalıdır. Bu yüzden bebekler mutludur.
Ama zaman geçtikçe, bazen kavanoz biraz açılır ve karanlık içimize girer. Bazen kavanozu kapatabiliriz ve bazen de kapatamayız."
Geçmişin onda merak uyandıran yanı tam da buydu işte. Bir yerlerde sessizce, görünmez bir şekilde, neredeyse orada değilmişcesine bekler... Artık unutulduğunu, yok olduğunu düşünmeye bile başlarsın. Derken tıpkı saklandığı yerden birden havalanan bir sülün misali bir ses, renk hareket patlamasıyla ortaya çıkar-öylesine canlıdır ki...