'Beklemek her yiğidin harcı değildir!
Herkes bile isteye giremez o cehenneme.
Oraya girmek yürek ister, sonrasında koşulsuz bir sevgi ister.
Bunların hiçbiri yoksa sende,
Hiç boşuna bekleme.'
Beyaz Geceler, Beyaz Geceler, kitap bitince nasıl da Siyah Geceler'e dönüştü. Ağladım çok ağladım. Neden ilk bu kitabı okudum ki o kadar kitap varken?(Bu bir sitem değil iyi ki okumuşum. Bazı şeyler yeniden kafama dank etti.) Kitabın sonuna doğru olacaklar dedim, seviyorlar dedim... Ama olmadı. Oysa ki olsaydı belki bende duygularıma karşı dürüst olup anlatırdım her şeyi. Neden, neden?.. Kitap çok güzeldi okurken kendimi Nastenka'yı koşulsuz seven o adam gibi hissettim ve bu çok acıydı. Yaşadıklarımı bu kitap sayesinde bir daha yaşadım.(tam değil.) Ama şunu söylemeliyim ki Nastenka en doğrusunu, sevdiği adamı seçti.(onu sevene çok üzüldüm çünkü o da benim gibiydi ama olsun sevdiği kız onu seviyordu. Bu da ona yeter bence. Gerçi seven insana sevdiğinin mutluluğu kadar değerli bir şey verilemez ya. Neyse...) Bu çok acıydı ama olsun. Onu koşulsuz seven o adam da mutlu çünkü biricik Nastenka'sı mutlu olacak. Zaten böyle sevmek gerekmez mi? Ya da... Sevdiğinin mutluluğuyla, mutlu olman gerekmez mi?
Bir kez daha gerçek sevgiyi anladım ve kendime hatırlattığım o şeyi bu kitabın bitişiyle yeniden hatırlattım. İyi ki Varsın Dostoyevski.
"Sen Mutluysan, Bende Mutluyum PİKAÇU."
NOT: Daha önce hiç inceleme yapmadım sadece bu incelemeyle duygularımı aktarmak istedim.
İçine giripte çıkamayacağım bir kitap olmuş. Başucu kitapları arasına ikincisi eklendi. Birincisi zaten belli; Milena'ya Mektuplar.
Saygı ve Sevgiyle.
Siz iyileşiyorsunuz, siz gerçekten de bildiğinizin dışında, başka, bambaşka birisiniz. Eğer gün gelir de bir kadını severseniz, Tanrı size mutluluk versin! O kadına hiçbir şey dilemiyorum, çünkü o sizinle mutlu olacaktır. Bunu biliyorum, çünkü ben de bir kadınım.
Umutsuzluk, yalnızlık içinde yıllar geçecek, titrek yaşlılık bastonuna dayanarak karşına dikilecek. Her şey hüzne, kedere bürünecek... Yaşadığın o parlak dünya sönecek, düşler sarı yapraklar gibi bir bir dökülecek...