İnsan, zaman zaman kendini bir böcekmiş gibi hisseder. Değersiz bir böcek gibi! Peki, bir gün ansızın gerçekten böceğe dönüşsek, o zaman ne olurdu? O çok değer verdiğimiz, bize de değer veren o insanlar, bizi o halimizle de severler miydi? Bizi o küçücük antenlerimizden öperler miydi biz olduğumuzu bildikleri halde? Hiç sanmıyorum! Mesele uğur böceğini sevebilmekte değil, aynı şekilde diğer böcekleri de sevebilmekte! Güzeliyle, çirkiniyle.
İşte bu kitapta bunu anlatıyor bize. Mesela ben kendimi Gregor'un yerine koydum ve düşündüm... Dedim ki; 'Acaba benimkiler benim o halimi severler miydi, katlanır mıydılar o halime ben olduğumu bildikleri halde?'
Ama hiç sanmıyorum aksini düşünmek istesem de!
Ve herkes bir insanı her haliyle sevemez!
O yürek herkeste yok!
Ben sevdim ama yine ben kaybettim!!!
Saygı ve Sevgiyle...
'Bu mektubu görmezden gelebilirim, bir damlanın ağaçtan toprağa düşmesinden daha hızlı, yırtıp atabilirim. İçinde ne olduğunu ancak istersem öğrenebileceğim bu yaprak nasıl beni huzursuz edebilir? Ve ben istemiyorum. Ben özgürlüğünden başka bir şey istemiyorum!'