8/10
·220 syf.··
2026 108. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:51
Çok etkilendim kitabı okuyunca. Sonra biraz araştırdım, yazarımız benden yalnızca bir yaş küçükmüş, ama iki yıl önce aramızdan ayrılmış. Acaba 12 Eylül döneminde işkence görmüş mü diye baktım, öyle bir geçmiş göremedim. Ama epey gören kişiyle konuşmuş, bir arada olmuş gibi bir hali var. Etkileyici bir kurgu olmuş, üstelik de 12 Eylül döneminde genç olmanın, hem o genç için, hem de aile için ne anlama geldiğini iyi vurgulamış. Ben de 12 Eylül döneminde yaşamış bir genç olarak çok etkilendim. Tabii ki kitaptaki kahramanımız 12 Eylül’ü farklı bir boyutta yaşamış, benim yaşadığım 12 Eylül bu kadar sert değildi. Ama duygusal olarak baktığımız zaman, benzer ortamlardan geçmiş olduğunuzu söylemek mümkün.
KompartımanCanol Balkaya · İletişim Yayıncılık · 201945 okunma
Ape Musa…
9/10
·374 syf.··
2026 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:06
Nusaybin'in bir köyünde 1920 yılında ( annesinin söylediğine göre 1916 yılları) doğan Musa Anter ilköğretimini tamamladıktan sonra İstanbul hukuk Fakültesinden mezun oluyor öğrenciliği döneminde pek çok iş yapıyor... Öğrenci yurdu, kantin işletmek gibi... yaşamı boyunca Kürt kimliğini , kültürünü yaşatmak için mücadele veriyor... tutuklamalar ,işkenceler,sürgünler ile geçen zorlu bir yaşam 20 Eylül 1992 tarihinde Diyarbakır'da Jitem tarafından öldürülüyor ancak dava zaman aşımı nedeniyle düşüyor... Ape Musa ;yaşadıklarını kitaplaştırıyor kitapta da ülke tarihindeki yerini bilmediğim pek çok insan var ... bu kadar çok insanın yaşamına dokunması beni okurken zaman zaman zorladı... yaşadıklarını esprili bir dille anlattığı pek çok bölüm var acıyı bile mizaha dökebilmiş... sanırım en ilginç olan Ziya Gökalp'ti... Kendisi Kürt kökenli olup Türk milliyetçiliğinin baş mimarlarındandır...!! Bu kitap; bir bellek, bir anlatı merak eden okusun... *** Pazarda rastladığı bir hamalın anlattıkları; “Efendi ben, 1938’de Dersim’de asker idim. Kumandanımız Yüzbaşı Kenan Bey, biz Kürtlerden bir infaz mangası yapmıştı. Köylerden ve mağaralardan toplanan Dersimli kadın, çocuk ve ihtiyarları bize öldürtüyordu. Çoluk ve çocukların, ihtiyarların çırpınarak ve anaların çocuklarına sarılarak can vermeleri beni deliye çeviriyordu. Düşündüm bir ara, intihar edeyim, diye. Ama sonra kurtulmak için daha kolay bir yol düşündüm. Baktım ki yaralanan arkadaşlarımı Erzurum hastanesine gönderiyorlar. Bir gün bir çarpışmaya girmiştik. Ben, silahımı sol elimin ortasına koydum ve elimi parçaladım. Ondan sonra da Erzurum’a gttim ve kardeş cellatlığından kurtuldum. İşte bu elim o eldir bey!” Syf.262
HatıralarımMusa Anter · Aram Yayınları · 2011836 okunma
Reklam
1/10
·365 syf.··
2026 25. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 02:33
Eylül, okumakta zorlandığım bir kaç defa yarım bırakıp sırf Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olduğu için tekrar tekrar şans verdiğim bir eser. Karakterlerin iç dünyası, vicdan çatışmaları ve bastırılmış duyguları başarılı bir şekilde yansıtılmış. Ancak romanı okurken en çok dikkatimi çeken iki unsur oldu. İlki, oldukça yoğun betimlemeleriydi. Doğa, mekan ve ruh hallerini anlatan uzun tasvirler, dönemin edebiyat anlayışını yansıtsa da günümüz okuru için zaman zaman anlatının akışını yavaşlatıyor. Bu nedenle romana adapte olmam kolay olmadı. İkincisi ise merkezindeki yasak aşktı. Romanda fiziksel bir aldatma yaşanmasa da evli bir kadın ile eşinin yakın arkadaşı arasında gelişen duygusal bağ, bana göre sadakatin ihlalidir. Çünkü sadakat yalnızca bedensel değil, duygusal bağlılığı da kapsar. Üstelik erkek karakterin kadının sadakatine hayran olurken aynı zamanda onu eşinden bile kıskanması, insanın arzuları karşısındaki çelişkisini güçlü biçimde ortaya koyuyor. Sonuç olarak Eylül, psikolojik çözümlemeleriyle edebiyat tarihindeki yerini hak eden bir eser. Ancak yoğun betimlemeleri ve yasak aşkı merkeze alan konusu nedeniyle her okurda aynı etkiyi bırakmayabilir. Bir klasiği okumak her zaman onu sevmek anlamına gelmiyor; bazen değerini kabul ederken anlatmak istediği dünyaya mesafeli de kalabiliyoruz.
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201750bin okunma
10/10
·320 syf.··
2026 29. kitabı
Finaline her ne kadar üzülsem dahi bence hak ettikleri bir kurguydu,en azından kavuştular.Aşırı üzüldüğüm şeylerden birincisi melihin eylülün mezarına çiçek götürürken ölmesiydi.. Eğer kötü son kaldırabilirseniz önerilir.
Kar TanesiBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 20216,5bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 291. kitabı
Canan Tan, Eroinle Dans adlı bu sarsıcı ve uyarıcı romanında, İzmir'in varlıklı ailelerinden birinin kızı olan, başarılı ve geleceği parlak tıp fakültesi öğrencisi Eylül'ün, arkadaş çevresi ve aşk sarmalında uyuşturucu batağına sürüklenişini konu alır. Yazar; merakla başlayan, bağımlılıkla devam eden ve hem bireyi hem de çevresini felakete sürükleyen bir yaşamın dramını, uyuşturucunun karanlık dünyasını ve bir insanın hayatta kalma mücadelesini gerçekçi ve ibret verici bir dille işler.
Eroinle DansCanan Tan · Altın Kitaplar · 201221,6bin okunma
Her Zamanki Gibi MÜKEMMEL
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
öncelikle söylemek istiyorum ki umarım bu kitabı bir dizi/film olarak izleriz,okuduktan sonra bile zaten film izlemiş gibi bir etki bırakıyor insanda SPOİLERRRR sezinin her kitabını çok beğenirim bunu da çok beğendim beni asla hayal kırıklığına uğratmadı,kitabı eğlenerek ve çok sinirlenerek okudum kendimi eylülün yerine koydum ve onun yerinde olsam inciyi direkt o evden atardım,ben eylül biraz daha kafayı kırmaya başladığında incinin aslında eylül olabileceğini düşünmüştüm,sadece psikolojik bir etki olamazdı çünkü incinin somut hataları vardı ve tanışmalarının daha derin bir sebebi vardır diye düşünmüştüm,eylül de aynı inci gibi bahçeye çıkıp gözlerini odaya kilitlediğinde inci aslında o diye düşünmeye başlamıştım,doktor incinin yaptıklarını yaz dedikten sonra yatağın altındaki defterde eylül uyuyor yazdıktan sonra emin gibi olmuştum,emir ve inci yesin diye pasta aldığında,onlar dizi izlerken o odasında sessizce oturduğunda onun yavaşca baştaki inciye dönüştüğünü ve en sonunda tamamen dönüşeceğini düşünmüştüm,inci o eve arkadaş ortamından kaçarak gelmişti eylül de tanıdığı herkesten o şekilde kaçacak gibi gelmişti ben de öyle olacak sanmıştım ama sezo böyle gösterip bizi de kandırdı ve incinin gerçekten suçlu olduğunu gördük,böyle de güzeldi ama ben paranormal şeyleri sevdiğim için dediğim gibi olmasını da isterdim o garip hareketlerin bi anlamı olmasını falan,yine de çok beğendim ve incinin hak ettiğini bulmasına sevindim kızın çevresindeki herkes de malmış sonunu çok anlayamadık ama ya inci peşini bırakmadı ya da kendisinin de sorunları var ikisi de iki küp şekerli içiyodu kitap fractured filmine benziyo sezodan sıradaki beklediğim konulardan bazıları: -behind her eyes dizisi tarzı bi konu yazması, -çok gerilim veya ters köşe olmadan ama çok merak ettirici
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202677 okunma
Reklam
Reklam