"Her tepeden bir gün doğacak. Bir gün doğacak. Bir gün, bir gün, bir gün..."
Biçimsiz, boğumlu bir karaçalı köküne benzeyen şahadet parmağını gösterdi :
"İşte böyle," dedi, "İşte böyle bir gün
doğacak. İşte böyle güzel bir güneş. Sıcak. Hem de ılık. İşte böyle... Her tepeden bir gün doğacak. Atın geri gelecek. Geri gelecek..."