“Sonra sizi tanıdım, Sokak Nöbetçileri’ni. Yankı’yı... Ellerimin, dizlerimin, sesimin titremesini engelleyen o adamı tanıdım. İlk başta yürürken tökezledim, ayağımın ucuna taş koydunuz sandım ama benim kötülüğüm o taştı. Ben siz taşa takılmayın diye önden gittiğimi fark ettim, düştüm de. Sonra koşmaya başladım, sizden kaçmak istedim fakat koştuğum yerin ucunda uçurum varken beni tutup geri çeken yine sizdiniz.”