Anlaşamıyorduk. Neden ayrıldınız? Anlaşamadık. Neden boşandınız? Anlaşamadık. Anlaşamamak çok anlaşılır bir nedendi ayrılmak için ama kimseye bu kadar açıklama yeterli gelmiyordu. Daha geçerli sebepler istiyordu toplum bizden. Hiç değilse şiddetli bir geçimsizlik istiyordu. Oysa şiddetsiz, sessiz bir geçimsizlik de az şey değil ki. Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin.
Okudum ve bittiii…
Güncel bir dil kullanılmış olmasından mı kaynaklı bilmiyorum ama saçma bir şekilde sevdim. Aslında bazı hatalar yok değil, var; ama kurgusu çok güzel. Sizi yormayan bir dil, sizi yormayan bir hikâye… Dinlenmek için, belki biraz durmak, gerçek hayattan kaçmak için güzel bir tercih olabilir. Bana iyi geldi. Okurken bırakmak istemedim ama bitsin de istemedim. Yazım hatalarını görmezden gelerek okudum.
Hikâyeye gelecek olursak…
Ruhlar âleminde geçen fantastik bir hikâyeydi. Ana karakterin ölmesi sonucu, ondan çok önce doğup ölmüş bir erkekle ruh eşi olarak eşleştiriliyorlar. Bu eşleştirme, yaşarken yapılan “yapılacaklar listesi” ile belirleniyor. Bu aşamada, yaşarken belirledikleri maddeleri gerçekleştirmelerini anlatan tatlı bir hikâye… Aşkın en masumane hâli…
İnsanların bencilliklerine ve kötülüklerine küçük dokunuşlar yapılmış ama hikâyeden kopulmamış. Betimlemeler boğmuyor; az ve dozunda.
“Biraz dinlenmek için bir kitap arıyorum.” diyorsanız, bu öyle bir kitap. Keyifli okumalar dilerim.