Kütüphaneye hiç gelmemiştim. Bu ilk gelişimdi, kütüphane şimdiye kadar gördüğüm hiçbir oda, divanhane ve meclise benzemiyordu. Burası bana şimdiye kadar hiç hissetmediğim bir duygu yaşattı, kutsal bir yerde, insan ruhunun arındığı bir yerde duygusal yaraların iyileştirildiği bir hastanedeyim sanki.
Önüne geçilmez bir istekle rüzgar olmak istedim, doğanın bütün seslerine ulaşmak onlara hükmetmek, kendi sesimi o seslerden biri haline gatirmek için rüzgarın sesi olmak istedim.
Geçmişte bıraktığım yıllarımın atları bedenimi çiğnerken, ömrümden geriye kalan yıllarım da acılarla boğuşarak geçiyor. Ruhumda derin diş izlerini bırakan acılarla...
Bir yazarın mezar taşına kazılmış bir yazıdan...