Dolayısı ile bunca çaresizlikler ve perişanlıklardan emin olmamız için toplumdan uzaklaşmamız, tikel aklımızı hayatın işine karıştırmamız ve tıpkı ağaçlar gibi yeşermemiz ,güller gibi kedersiz, mutlu ,zilletsiz ,zulümsüz ve ızdırapsız bir şekilde açmamız için Tao' nun, tabiat kanununun iradesi altına bırakmamız gerekir ...
Ancak perişanlık ve mutsuzlukların ana sebebi olan "Li" adında bir toplum yasası vardır .O halde Tao' ya dönmemiz ve Li'den uzaklaşmamız gerekir.
Daha ilk adımda öylece, ruhum ağırlaşmış halde, çakıl taşlarıyla doldurulmuşum gibi, ki ikisi de aynı kapıya Çıkar, kalakalyordum. Ama izleyecekleri yolu bilip beni geride bırakarak geçip gidenlerin de özetle benden fazlasına eriştiklerini sanmıyorum. Şüphe yok ki güçlü, gösterişli atlar gibi benden çok öteye gidiyorlardı ve sağlam bir tebriği hak ediyorlardı ama sonunda arkalarından baktığımda, peşlerine yük arabaları iliştirilmiş olduğunu görüyor- dum. Kendi yarattıkları yük arabaları. Bana bağlanmış bir yük arabası yoktu ve yine bu nedenle ne dizginlerim ne de at gözlüklerim vardı Bu halde onların gördüğünden daha fazlasını rahatlıkla görebiliyordum. Ama işte söz konu- su kendi gidişim olduğunda nereye gideceğimi, ne tarafa adım atacağımı bilemiyordum.
Evrenin adaletsizliğe dayandığını, fakat insan iradesinin gücüyle toplumlarda adaletin yerleştirilebileceğini söyleyen kimselerin sözüne inanmak, zehirli dalgaları olan okyanustan bir kâse tatlı su almak isteyen kimselerin çabası gibidir.