Eylül Sıla Zeren

Eylül Sıla Zeren
@eyluulsz
“Ah, ne delilikler yaptım bir bilsen! Elinin değdiği kapı tokmağını öptüm, dairene girmeden önce fırlatıp attığın bir puro izmaritini çaldım ve onu, dudakların değmiş olduğu için, artık kutsal bir nesne saydım. Akşamları belki yüz kez bir bahane icat ederek, odalarından hangisinde ışık yandığını görmek, böylece de senin varlığını, o görünmeyen varlığını daha bir bilerek hissetmek için aşağıya, sokağa koşardım.”
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
BİTMEMİŞ ŞİİRLER* V Nereye gitsem, nereye baksam Sevdalı sevdalıdır gözlerim. Anlarlar diye herkeslerden, Bakışlarımı gizlerim. Ağaçlar, dağlar, çehreler Yemyeşil gözlerimde yaz, kış. Bir şarkı etrafta inceden ince Yıldızlar pırıl pırıl donanmış. Dost yüzlü saat kulesi, meydan Sisler içinde bir köprü uzanmış. Mendilin düşmüş vermişim, Eğilmişim, güzel dizlerinden Bir parmak yukarsını görmüşüm. Bencileyin dertlilere Elâgözlüm, Lokman da deva bulamazmış. Seni saçların, aziz vücudun Hatıralarınla, berrak ve nemli Taşıyamıyacak dizlerim… Titrek kollarımı beline Bir hoyrat kemer gibi bağlamışım. Yakanda bir çiçek terütaze Bir küçük faytonda, göz göze, diz dize O sevimli kır otelinde yaz günü, Hancı, halden bilir, babacan hancılardan.
Sayfa 98·Kitabı okuyor
Akşam Üstü Rüyası / Turgut Uyar şimdi gemiler geçer uzaklardan gönlüm güvertede sereserpedir. ışıklı geceler,saz sesleri, peynir ekmek ne biletim ne param ne dostum var pır pır eder yüreğim bakındıkça... -uyan turgut um, garibim, uyan bura terme'dir. terme köprüsünden kamyonlar geçer, irgatlar üç orada beş burada konuşurlar bir gece başlar, yarı siyah, yarı kırmızı cigaramı yakar evime dönerim... -gidin gemiler, gidinvardığınız yerlere selam edin gün olur bütün kaygılardan uzak ben de gelirim...
bütün çocuklar uyudular gelinler ere vardılar sonra bir sabah ölmüş olduğumuzu okuduk gazetelerde kimbilirdi aşk nerde oteller nerde
gelecekte bir gün gülümseriz çünkü ağaçlar birer capon kılığında o duyduğumuz tanbur sesi gerçektir ve atlar kestanelerine sahip gerçek güzel atlar yarımdünya beygirler önce birbirimize gözlerin gene öyledir dokuz beyitli bir gazel gibi taç beyti boyun eğmemekle başlayan saçların kara değil cigaran hiç sönmez dünya da hiç sönmez nereden nereye gitsen bırakmaz yörüngede yerini ahşap bir yapı çökse bile ateşi elinden tutar çünkü kızışır kayaların kini belki iki tane direk kalır ama ay vurur üstlerine onların ay vururken üstlerine onların otuzbeş kadar yıldız bırakıp dünyaya bakmayı birer düğme olur senin gömleğinde