Kitabın başlığının cevabının nasıl "Evet'' olduğunu anlatacağım. Fakat uzun ve yorucu bir inceleme olacağını düşünüyorum. Bu konuda ''doğru'' olmadığı için, ''akla yatkın'' açıklamalar sunmaya çalışacağım. Bu basım, kitabın dilinin sadeleştirilmiş hâli olsa dahi kitabın içeriği ağır. Felsefe bilgisi olmadan okumak ve idrak etmek epey zor. 216 sayfa olması biraz göz boyuyor. Araştırılma yapmadan okunulmayacak bir kitap, özellikle belirteyim.
Öncelikle kitabı, Atatürk'ün okumuş olduğu ve benim de ilgimi çeken bir kitap olduğu için satın almıştım. Buna vesile olan kaynak #k:356234. Bahsi geçen yer, sayfa 237-238. Aynen alıntılıyorum:
''30 Kasım günü Silvan'daki karargâhına varan Mustafa Kemal, ertesi gün Filibeli Ahmet Hilmi'nin 'Allah'ı İnkâr Mümkün mü?' eserini okumaya başladı.
2 Aralık günü Van seferine ilişkin raporunu tamamladı. Seferin milis kuvvetleriyle gerçekleştirilmesini mümkün görmüyor, ordunun kullanması hâlinde de takviye ve iaşe yardımının şart olduğunu öne sürüyordu. Bu seferle ilgili olarak not defterine, 'Bence yapılacak şey kalmamıştır,' yazmış, 'Allah'ı İnkâr Mümkün müdür?' eserini okumaya devam etmişti. Mustafa Kemal bu eseri 3 Aralık günü bitirdiğinde not defterine şunları yazdı:
'Allah'ı İnkâr Mümkün müdür? eserini bitirdim. Bütün filozofların, türlü dinlere mensup olanların hepsi ruhun var olduğunu ve olmadığını, ruhun ve cismin bir veya ayrı olup olmadığını, ruhun yaşayıp yaşamadığını inceliyor. Bunda, ilim ve fenne dayananlar olumlu. İmam Gazali, İbn-i Sina, İbn-i Rüşd gibi İslam bilginlerinin beyanları bayağı telakkiden büsbütün başkadır; yalnız ifadelerinde çok rumuz var. Dindar mütefekkirler kaideleri, ilim ve fenni, felsefeyi, anlayışları, şeriatı tefsir için evirip çevirmeye gayret etmişler.''
Atatürk bu kitaptan özellikle din boyutunda