Eyüp BAYDAN

Eyüp BAYDAN
@eypateach
Çocuk; ileri bak, ateş ırmağı gibi ol!
Allah'ı İnkâr Mümkün mü? Evet.
8/10
·216 syf.·
2024 34. kitabı
Kitabın başlığının cevabının nasıl "Evet'' olduğunu anlatacağım. Fakat uzun ve yorucu bir inceleme olacağını düşünüyorum. Bu konuda ''doğru'' olmadığı için, ''akla yatkın'' açıklamalar sunmaya çalışacağım. Bu basım, kitabın dilinin sadeleştirilmiş hâli olsa dahi kitabın içeriği ağır. Felsefe bilgisi olmadan okumak ve idrak etmek epey zor. 216 sayfa olması biraz göz boyuyor. Araştırılma yapmadan okunulmayacak bir kitap, özellikle belirteyim. Öncelikle kitabı, Atatürk'ün okumuş olduğu ve benim de ilgimi çeken bir kitap olduğu için satın almıştım. Buna vesile olan kaynak #k:356234. Bahsi geçen yer, sayfa 237-238. Aynen alıntılıyorum: ''30 Kasım günü Silvan'daki karargâhına varan Mustafa Kemal, ertesi gün Filibeli Ahmet Hilmi'nin 'Allah'ı İnkâr Mümkün mü?' eserini okumaya başladı. 2 Aralık günü Van seferine ilişkin raporunu tamamladı. Seferin milis kuvvetleriyle gerçekleştirilmesini mümkün görmüyor, ordunun kullanması hâlinde de takviye ve iaşe yardımının şart olduğunu öne sürüyordu. Bu seferle ilgili olarak not defterine, 'Bence yapılacak şey kalmamıştır,' yazmış, 'Allah'ı İnkâr Mümkün müdür?' eserini okumaya devam etmişti. Mustafa Kemal bu eseri 3 Aralık günü bitirdiğinde not defterine şunları yazdı: 'Allah'ı İnkâr Mümkün müdür? eserini bitirdim. Bütün filozofların, türlü dinlere mensup olanların hepsi ruhun var olduğunu ve olmadığını, ruhun ve cismin bir veya ayrı olup olmadığını, ruhun yaşayıp yaşamadığını inceliyor. Bunda, ilim ve fenne dayananlar olumlu. İmam Gazali, İbn-i Sina, İbn-i Rüşd gibi İslam bilginlerinin beyanları bayağı telakkiden büsbütün başkadır; yalnız ifadelerinde çok rumuz var. Dindar mütefekkirler kaideleri, ilim ve fenni, felsefeyi, anlayışları, şeriatı tefsir için evirip çevirmeye gayret etmişler.'' Atatürk bu kitaptan özellikle din boyutunda
Felsefe-Düşünce
Allah'ı İnkar Mümkün mü?Filibeli Ahmed Hilmi · Çağrı Yayınları · 201580 okunma
Eyüp BAYDAN
Fevkalade bir inceleme sunmuşsunuz, teşekkür ederim.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kısakürek'in Yurt Dışı Eğitimi Üzerine
"Necip Fazıl Kısakürek, 1925'te devlet bursu ile Paris-Sorbonne'a felsefe okumaya gönderilip devletin parasını defalarca kumarda harcamıştır. Bunu bizzat kendisi söylüyor. İlk baskısı 1975'te yapılan Bâbıâli kitabında süreci şöyle itiraf ediyor: 1) 21 yaşında gönderildiği Paris'te bulunduğu süre boyunca derslere girmez, aylıkları kumara yatırır. 2) Sadece devletin parasını değil, dayısının Türkiye'den yolladığı paraları da kumarda kaybeder. 3) Bunu haber alan MEB Talebe Bölge Müfettişi Zeki Mesut Alsan Berlin'deki elçilikten Paris'e gelir ve bursunun iptal edildiğini bildirerek cebine iki bin Frank civarında geri dönüş parası koyar. İlk senesinde kovulmuştur, artık MEB bursiyeri değildir. 4) Müfettişin verdiği parayı da aynı gün kumara yatırır ve kaybeder. 5) Geri dönüş için Paris-Marsilya treni ile Marsilya-İstanbul gemi biletini Paris'teki diğer Türk öğrencilere aldırtır. 6) Kaçmasın diye arkadaşları tren kalkana kadar peronda bekler, cebine para da koyarlar. 7) Marsilya'ya vardığında geminin kalkmasına üç gün vardır. Gemi bileti kamara içindir, daha ucuz olan güverte bileti ile değiştirir. Eline geçen parayı yine kumara yatırır ve yine kaybeder. 8) Para istemek için T.C. Marsilya Konsolosluğu'nun yolunu tutar. Konsolos durumu anlar ve talebini reddeder. 9) Aynı günün akşamı konsolosa dışarda rastlar, ısrarla ayak üstü baskı yapar ve talebini yeniler. Konsolos ikna olur ve bin Frank civarında para alır. 10) Konsolosun verdiği parayı da kumara yatırır. 11) Gemiye binip memlekete dönerken kendisini zengin, birinci sınıf yolcu olarak göstermek için şekilden şekle girer. Özetle NFK, önemli edebî eserler bırakmış güçlü bir kalem olmasına rağmen gençliğinde Paris'te tek bir gün bile eğitim almamıştır."
Necip Fazıl Kısakürek
laedrihicbirsey isimli okura yanıt verildi
Eyüp BAYDAN
laedrihicbirsey Firavunun oğluya konuşuyormuş gibi bir de müslümanım demen muhabbeti bıçak gibi kesmesine vesile oluyor.
Kısakürek'in Yurt Dışı Eğitimi Üzerine
"Necip Fazıl Kısakürek, 1925'te devlet bursu ile Paris-Sorbonne'a felsefe okumaya gönderilip devletin parasını defalarca kumarda harcamıştır. Bunu bizzat kendisi söylüyor. İlk baskısı 1975'te yapılan Bâbıâli kitabında süreci şöyle itiraf ediyor: 1) 21 yaşında gönderildiği Paris'te bulunduğu süre boyunca derslere girmez, aylıkları kumara yatırır. 2) Sadece devletin parasını değil, dayısının Türkiye'den yolladığı paraları da kumarda kaybeder. 3) Bunu haber alan MEB Talebe Bölge Müfettişi Zeki Mesut Alsan Berlin'deki elçilikten Paris'e gelir ve bursunun iptal edildiğini bildirerek cebine iki bin Frank civarında geri dönüş parası koyar. İlk senesinde kovulmuştur, artık MEB bursiyeri değildir. 4) Müfettişin verdiği parayı da aynı gün kumara yatırır ve kaybeder. 5) Geri dönüş için Paris-Marsilya treni ile Marsilya-İstanbul gemi biletini Paris'teki diğer Türk öğrencilere aldırtır. 6) Kaçmasın diye arkadaşları tren kalkana kadar peronda bekler, cebine para da koyarlar. 7) Marsilya'ya vardığında geminin kalkmasına üç gün vardır. Gemi bileti kamara içindir, daha ucuz olan güverte bileti ile değiştirir. Eline geçen parayı yine kumara yatırır ve yine kaybeder. 8) Para istemek için T.C. Marsilya Konsolosluğu'nun yolunu tutar. Konsolos durumu anlar ve talebini reddeder. 9) Aynı günün akşamı konsolosa dışarda rastlar, ısrarla ayak üstü baskı yapar ve talebini yeniler. Konsolos ikna olur ve bin Frank civarında para alır. 10) Konsolosun verdiği parayı da kumara yatırır. 11) Gemiye binip memlekete dönerken kendisini zengin, birinci sınıf yolcu olarak göstermek için şekilden şekle girer. Özetle NFK, önemli edebî eserler bırakmış güçlü bir kalem olmasına rağmen gençliğinde Paris'te tek bir gün bile eğitim almamıştır."
Necip Fazıl Kısakürek
laedrihicbirsey isimli okura yanıt verildi
Eyüp BAYDAN
laedrihicbirsey Sana diyorum umarım anlıyorsundur.
Kısakürek'in Yurt Dışı Eğitimi Üzerine
"Necip Fazıl Kısakürek, 1925'te devlet bursu ile Paris-Sorbonne'a felsefe okumaya gönderilip devletin parasını defalarca kumarda harcamıştır. Bunu bizzat kendisi söylüyor. İlk baskısı 1975'te yapılan Bâbıâli kitabında süreci şöyle itiraf ediyor: 1) 21 yaşında gönderildiği Paris'te bulunduğu süre boyunca derslere girmez, aylıkları kumara yatırır. 2) Sadece devletin parasını değil, dayısının Türkiye'den yolladığı paraları da kumarda kaybeder. 3) Bunu haber alan MEB Talebe Bölge Müfettişi Zeki Mesut Alsan Berlin'deki elçilikten Paris'e gelir ve bursunun iptal edildiğini bildirerek cebine iki bin Frank civarında geri dönüş parası koyar. İlk senesinde kovulmuştur, artık MEB bursiyeri değildir. 4) Müfettişin verdiği parayı da aynı gün kumara yatırır ve kaybeder. 5) Geri dönüş için Paris-Marsilya treni ile Marsilya-İstanbul gemi biletini Paris'teki diğer Türk öğrencilere aldırtır. 6) Kaçmasın diye arkadaşları tren kalkana kadar peronda bekler, cebine para da koyarlar. 7) Marsilya'ya vardığında geminin kalkmasına üç gün vardır. Gemi bileti kamara içindir, daha ucuz olan güverte bileti ile değiştirir. Eline geçen parayı yine kumara yatırır ve yine kaybeder. 8) Para istemek için T.C. Marsilya Konsolosluğu'nun yolunu tutar. Konsolos durumu anlar ve talebini reddeder. 9) Aynı günün akşamı konsolosa dışarda rastlar, ısrarla ayak üstü baskı yapar ve talebini yeniler. Konsolos ikna olur ve bin Frank civarında para alır. 10) Konsolosun verdiği parayı da kumara yatırır. 11) Gemiye binip memlekete dönerken kendisini zengin, birinci sınıf yolcu olarak göstermek için şekilden şekle girer. Özetle NFK, önemli edebî eserler bırakmış güçlü bir kalem olmasına rağmen gençliğinde Paris'te tek bir gün bile eğitim almamıştır."
Necip Fazıl Kısakürek
laedrihicbirsey isimli okura yanıt verildi
Eyüp BAYDAN
laedrihicbirsey İslami yönün, genel bakış açın olduğu surette her zaman yanılacaksın ve yetmezmiş gibi yanıltacaksın. Üstelik kendin taraflı ve ideolojik paylaşımlarınla bunu söylemeni yadırgamadım yazgınız böyle..
10/10
·296 syf.·
2020 83. kitabı
Bir dakika ayırın bana, bu yalnız bir aşk romanı değil fakat aşkı çok derin anlatan bir kitap.. Uzun süredir yeni baskısı olmayan, PDF'i bile zar zor bulunabilen fakat bir yandan da kendine hayran bırakan bir kitap incelemesi bu yazmaya çalıştığım. İlk defa okuduğum bir yazar Nezihe Araz, ve merak ediyorum neden hiç tanınmıyor ve neden hiç baskısı yok bu kitabın? Yazar 1920 doğumlu, Ankara üniversitesi felsefe bölümünü bitirmiş gazeteci ve yazar. Dili deseniz mükemmel, anlattıkları mükemmel, samimi içten.. Bir kitabın popüler olması için ne gerekir soruyorum size arkadaşlar? Öncelikle bu kitabı okumaya nasıl başladığmı anlatmak istiyorum, beni takip eden arkadaşlar bilirler bir süredir psikolojiye merak salmıştım. Hatta oradan ufacık bir Nietzsche'ye giriş yapmıştım, felsefeye dokunmaktı bu benim için. Ama okuduğum her düşünce ruhumdaki karamsarlıkları artırmaktan başka bir işe yaramadı. Dünyayı tanımaya başladığımı ve tanıdıkça dünyanın iğrençliklerini görmeye başladığımı düşünüp hayattan daha da soğudum. Şimdi Nietzsche okuyan arkadaşlar sen Nietzsche'yi tam okumamışsın, atıp tutma o onu savunmuyor diyebilirler. Ama merhameti eleştiren Nietzsche'nin bir atın ölümü karşısında ağlayarak aklını yitirmesini de açıklamalısınız o zaman. Benim aşamadığım nokta burası. Hayat düşündükçe insanın üstüne o kadar çöküyor ki, değiştiremeyeceği şeyler üzerinde kafa yormaktan çıldırma noktasına geliyor. Velhasıl ben de bu noktada başka bir çıkış noktası aradım. Sonuçta insanoğlu yüzyıllardır düşünüyor, nasıl bir çözüm bulmuşlar buna diye araştırırken bir arkadaşımın önerisi üzerine başladım bu kitaba. Anlatıldığına göre Yunus Emre, görünürde çok uzaklara gittiği, ama aslında içine doğru çıktığı bu yolculukta aynen benim kitaba başladığım zamanki düşüncelerim gibi düşüncelere
1000Kitap
Dertli DolapNezihe Araz · Atlas Yayınları · 196993 okunma
Eyüp BAYDAN
Harika betimlemeler kullanmışsınız. Nezihe Araz nitekim harikalar diyarından gelen bir ruha sahip, şüphesiz ki bunu kaleminden anlayabiliyoruz.